Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5945 E. 2008/9719 K. 02.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5945
KARAR NO : 2008/9719
KARAR TARİHİ : 02.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA KONUSU : … ……

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün;Dairemizin 11.02.2008 gün ve 2007/18285 – 2008/2073 EK. sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiş, süresi içinde DAVALI HAZİNE tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

… Köyünde 2002 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda 102 ada 35 parsel sayılı 2230,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi niteliği ile hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 102 ada 72 parsel sayılı 3229549,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde sınırları gösterilen biri yaklaşık 4 dönüm diğeri 5 dönüm miktarında olan iki adet taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığını; bu taşınmazların ormanla ilgisinin bulunmadığını ve … yıllardır zilyetliklerinde olduğunu bildirerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescili talebi ile dava açmışlardır. Yargılama sırasında, yapılan keşif sonucunda dava konusu edilen taşınmazların birinin 102 ada 35 sayılı parselin tamamı, diğerinin ise 102 ada 72sayılı parsel içinde kalan 4905,12 m2 yüzölçümündeki bölüm olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 102 ada 35 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında … … mirasçıları adına tapuya tesciline, 102 ada 72 sayılı parsele yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle,orman yönetiminin 102 ada 72 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz dilekçesinin reddine, Hazine vekilinin 102 ada 35 sayılı parsel hakkındaki temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.Bu kez Hazine 102 ada 35 sayılı parsele yönelik olarak kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Her ne kadar mahkemece çekişmeli 102 ada 35 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanmış ise de, davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları yönünden yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Şöyle ki; 08/04/2004 tarihinde ,davaya konu 102 ada 72 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan ve tespit gibi hazine adına tesciline karar verilen bir kısım yer ile davacı adına tescil kararı verilen 102 ada 35 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak iki ayrı taşınmaz hakkında keşif

yapıldığı, aynı keşifte dinlenen zirai bilirkişi … …’in 19/04/2005 havale tarihli raporunda ise,keşfi yapılan davaya konu taşınmazların birbirine bitişik olmayan iki ayrı taşınmaz olmasına rağmen, hangi taşınmaz hakkında olduğu belirtilmeksizin genel olarak görüş bildirildiği,zilyetlik tanıkları … … ve … …’ın (kendimi bildim bileli davacıların murisi ve davalılar tarafından kullanılır) biçiminde anlatımda bulundukları, anlatımlarının maddi olaylara dayalı olmadığı,öncesinde imar ihya var ise kimin tarafından yapılıp kimler tarafından kaç yıl süreyle ne şekilde kullanıldığının açıklanmadığı; yine, davacıların dava dilekçelerinde davaya konu taşınmazların miras bırakanları … …’dan intikal ettiğini bildirdikleri halde ,102 ada 35 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağında ,taşınmazın baba adı bilinmeyen … …’nun zilyet ve tasarrufunda iken bu kişinin10-15 yıl önce taşınmazı terk ettiği ve halen de hiç kimsenin zilyetliğinde olmadığı ve taşınmazın zeminde de hali arazi niteliğinde olduğu belirtildiği,keza komşu 102 ada 36 parsel sayılı taşınmazın da tespit nedeninin benzer olup, … kızı … …’nun zilyet ve tasarrufunda iken bu kişinin10-15 yıl önce taşınmazı terk ettiği ve halen de hiç kimsenin zilyetliğinde olmadığı ve taşınmazın zeminde de hali arazi niteliğinde olduğunun belirtildiği, bu duruma göre tespit tutanağı ile davacıların iddiası ve tanık beyanları ve bilirkişi beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmakla ,mahkemece bu çelişki davacı tanıkları ve tespit bilirkişilerine sorularak açıklattırılmadığı gibi, tespit tutanağında yazılı olan terk olgusunun bulunup bulunmadığı sorulmak suretiyle beyanlar arasındaki çelişki dahi giderilmediği,bundan ayrı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde baraj inşaatı yapılması nedeniyle yol geçirildiği, çekişmeli taşınmaza komşu 77 ve 89 parsel sayılı taşınmazların ifraz ile oluşan parseller olduğu ,bu parsellerin hangi parselden neden ifraz edildiği araştırılarak kadastro ile oluşmuşsa, varsa dayanak kaydının çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak okuduğunun araştırılmadığı gözlenmiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz
Bu nedenle, mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu 77 ve 89 parsel sayılı taşınmazlara ait tapu kayıtları ile, bu parseller ifraz ile oluşan parseller olduğundan, hangi parselden ve neden ifraz edildiği araştırılarak, kadastro ile oluşmuşsa,kadastro tespit tutanak örneği ile varsa dayanak kaydı … ve kadastro müdürlüklerinden istenerek dosyaya eklendikten sonra ,davaya konu 102 ada 35 parsel yönünden, Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanma şartlarının davacılar yararına oluşup oluşmadığının saptanması için,davacı tanıkları ,tespit bilirkişileri, … ehli ve zirai bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu 77 ve 89 parsel sayılı taşınmazların ifraz belgeleri ile öncesinin tutanak dayanakları getirtilip uygulanmalı,dava konusu olmuş iseler dava dosyaları getirtilerek incelenmeli; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yine komşu 102 ada 36 parsel sayılı taşınmazın tespit nedeninin benzer olduğu gözetilerek zemindeki durumları değerlendirilmeli, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli;tespit tutanağı ile çelişkili beyanlar tespit bilirkişileri dinlenmek suretiyle giderilmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, varsa önceki zilyetler yönünden de … ve Kadastro Müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Davalı Hazine vekilinin, alınması gereken harç yönünden temyiz itirazlarının ise bozma nedenine göre incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin davaya konu … Köyü 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaza yönelik karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 11/2/2008 gün ve 2007/ 18285-2008 / 2073 EK sayılı onama kararının … Köyü 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaz sınırlı olmak üzere KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA 02/07/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.