YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10975
KARAR NO : 2008/12852
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğundan rerdine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.08.2005 gün ve 2005/3146-3529 sayılı bozma kararında özetle “iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin eksiksiz toplanıp birlikte değerlendirilmesi, taşınmazların bulunduğu yöreye ait kadastro paftasının getirtilerek taşınmazların yerlerinin ve niteliklerinin belirlenmesi ve orman kadastrosu yapılmadığına göre taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve (A) ile gösterilen 28312,11 m2, (B) ile gösterilen 27303,93 m2, (C) ile gösterilen 6248,77 m2, (D) ile gösterilen 6736,99 m2 ve (E) ile gösterilen 5892,96 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine dayalı olarak açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu 1979 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosunun yapıldığı tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Somut olayda; davacı gerçek kişi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile Orman Yönetimi, Hazine ve Köy Tüzelkişiliği aleyhine dava açtığına göre çekişmeli taşınmazların orman ya da orman toprağı sayılan yerlerden olup olmadığının en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planının yerine uygulanması suretiyle belirlenmesi gerekir. Mahkemece bilgisine başvurulan orman bilirkişi kurulu keşif sonrası verdiği raporda taşınmazların % 2 ila 25 eğimli, memleket haritasında yeşil renk ile boyalı orman ağacı sembolü bulunmayan alan içinde kaldığını, keşif tarihi itibarı ile sürülü ve buğday ekili olduğu, taşınmazların üzerinde 35-40 yaşlı antepfıstığı ağaçları bulunan arazisi niteliğinde olduğu bildirilmişse de eski tarihli … fotoğraflarında taşınmazlar üzerindeki ağaçların aşılı olup olmadığı, aşı yaşları ve arazi üzerindeki dağılımları açıklamamıştır.
…, Ladin, Gürgen, Meşe, Kayın gibi ağaçlar asıl orman ağacı olmakla birlikte, meyveli-meyvesiz fıstık çamı, palamut meşesi, aşısız kestane, kavak, söğüt, kızılağaç, akasya, okaliptüs ağaçları ile aşılı ve aşısız zeytinliklerle, yabani veya aşılanmış fıstık, sakız ve sakız nevileri olan menengiç, buttun, yabani sakız, (mezdeki sakızı) adi sakız, Filistin Sakızı ve harnup ağaçları da orman örtüsüdür. Bu gibi yerler 6831 Sayılı Yasanın 1/I. maddesi gereğince toprağıyla birlikte orman sayılır. 4785 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince sahipli yani tapulu olmak koşuluyla fıstık çamları ve palamut meşelikleri ve yine 6831 Sayılı Yasanın 1/H maddesindeki ayrıcalık nedeniyle “sahipli arazide ve muhitin özelliklerine göre yetişmiş veya yetiştirilecek olan fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri dahil olmak üzere her çeşit meyveli ağaç ve ağaççıklar” ve aynı yasanın 1/I maddesi gereğince sahipli arazide aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet ormanlarından ayrılmış ve imar, ıslah ve temlik koşulları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 gün ve 6777 Sayılı Yasada sayılan yabani veya aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar 6831 Sayılı Yasanın 1/I. maddesi kapsamı dışında olup orman sayılmazlar. Ne var ki; bu ayrıcalığın ana koşulu (…sahipli arazi…) kavramı olup, bu da cinsi yasada yazılı ağaç nitelikli tapuda kayıtlı taşınmazı ifade eder., Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. 09.07.1956 gün ve 6777 Sayılı Yasayla, Antep fıstığı ve Harnupluk tesisi için Sakız ve Nevileri olan menengiç, Buttun, Yabani Sakız, Adi Sakız, Filistin Sakızı ağaçlarını aşılamak suretiyle istifade etmek isteyenler hakkında Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılmasına dair 26.01.1939 gün 3573 Sayılı Yasa ve bu yasaya göre çıkarılan yönetmeliklerin aynen uygulanacağı kabul edilmişse de, sözü edilen yasalardaki koşulların oluşup oluşmadığının araştırılıp incelenmesi gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu taşınmazlarıda içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre arazilerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, memleket haritasındaki rumuzlar ve … fotoğrafları incelenerek yapraklı ağaçların cinsi her bir taşınmaz için ayrı ayrı belirlenmeli, 4785 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ve 23.09.1983 gün ve 2896 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 1/I ve 3573 ve 6831 Sayılı Yasanın 1/I maddesinde gösterilen orman sayılmayan yer kavramına girip girmediği araştırılıp tartışılmalı, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığından çekişmeli taşınmazlara ait sahiplik belgesi bulunmadığı düşünülmeli, taşınmazların gerçek eğimi saptanmalı, taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile aşı yaşı ve arazideki dağılım durumu, ayrı ayrı belirlenip yerlerine işaretlenmeli, yukarıda yazılı 6831 Sayılı Yasanın 1/H ve I maddeleri ile 4785 ve 6777 Sayılı Yasalar karşısında çekişmeli taşınmazların durumu ve niteliği tartışılmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma ( Medeni Yasanın 713. maddesi, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki ) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte 1980-1990 lı yıllara ait … fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları H.Y.U.Y.’nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; müdahil … ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.