Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10158 E. 2023/942 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10158
KARAR NO : 2023/942
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1195 E., 2018/1966 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Talebinin Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kadastro Tespite İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Kuzey … Modern İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili dava dilekçesiyle; … ili .. ilçesi … Köyü Köy Kenarı Mevkiinde kain 89 ve 90 parsel sayılı taşınmazların müvekkili olan davacı şirket adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu parsellere ilişkin önceki tespitlerin hatalı olduğunun ve yapılan düzeltme ile taşınmazların orman sınırlarına dahil edildiğinin belirtildiğini, bu düzeltmenin 25.12.2014 tarihinde ilan edildiğini, taşınmazların orman vasfında olmadığını, üzerinde maden ocakları bulunduğunu, kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre de orman sınırlarında olmadığını, 1988 yılından beri davacı tarafından çeşitli şekillerde kullanıldığını, 1990 yılından beri de maden olarak işletildiğini, bu çalışma ile davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, taşınmazların 1976 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tapuya bağlandığını, 65 yıldır yapılan tüm işlemlerin hatalı olduğunu, taşınmaz üzerinde ipoteklerle hak sahibi olan kişilerin de haklarının ihlal edildiğini, taşınmazların davacı tarafından 15.11.2013 yılında tapudan satın aldığını ileri sürerek, taşınmazların orman olmadığının tespitiyle davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın niteliği gereği orman idaresinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, kesin hüküm ile belirlenen sınırlara yapılan itirazın dinlenemeyeceğini, kesinleşmiş orman sınırlarına itiraz davalarında kadastro mahkemesinin görevli olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceğini, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını ve iktisap edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili davalı … İdaresi vekili; dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) kapsamında yapılan kesinleşen orman kadastrosunda devlet orman sınırları içerisinde kaldığı, takip eden dönemdeki süreçte hukuki durumunun değişmediği, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ( 6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro işlemlerinde dava konusu taşınmaz açısından bir değişikliğin ve yeni bir tespitin bulunmadığı, çalışmanın mevzuata ve usule uygun olduğu, dava konusu taşınmaz açısından düzeltilmesi gereken herhangi bir hatanın bulunmadığı, taşınmazın vasfında, konumunda veya yüzölçümünde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı gerekçesiyle 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi istemine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararıyla 65 yıldır yapılan tüm işlemlerin yanlış sayıldığını, taşınmazın bir çok defa devir işlemi gördüğünü, taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğunu ve bunların da haklarının ihlal edildiğini, bilirkişi raporlarında taşınmazların orman vasfını taşımadığı belirtildiği halde kararda parsellerin hukuken orman olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilmiş madencilik faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin izin – olur yada muvafakat bulunup bulunmadığının sorulmadığını belirterek, resen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 90 nolu parselin tamamının 89 nolu parselin ise kısmen orman tahdit alanında kaldığının saptandığı, 6292 sayılı Kanun gereği yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışmasının yeni bir orman kadastro ve/veya 2B uygulama çalışması olmadığı ve dava konusu taşınmazların orman kadastro sınırları içerisinde gösterilmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığının anlaşıldığı açıklanarak, dosya kapsamına, delil durumuna göre … Kadastro Mahkemesi’nin 2015/19 Esas ve 2018/16 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun’un 11/10 uncu maddesi gereğince orman kadastro haritalarında yapılan teknik hataların düzeltimesi işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6292 sayılı Kanun’un 11/10 uncu maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL ‘nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.