Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4761 E. 2008/7715 K. 26.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4761
KARAR NO : 2008/7715
KARAR TARİHİ : 26.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki genel arazi kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Beldesi, … Mahallesi 222 ada 29 parsel sayılı 1126.31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, davalı gerçek kişiye karşı açtığı davada, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Beldesi, … Mahallesinde 5304 Sayılı Yasayla değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırları belirlenerek kısmi ilana çıkarıldığını, ardından da genel askı ilanının yapıldığını, kısmi ilan sırasında aslen orman olan ancak orman sınırlandırması sırasında orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlara yönelik olarak malikleri belirlenmediği için davalı hısım gösterilmeksizin dava açıldığını, genel askı ilanı incelendiğinde orman sınırlandırılması sırasında orman sınırları dışında bırakılan ve dava konusu olan 222 ada 29 nolu parselin davalı olduğu bildirilerek ve … hanesi boş bırakılarak sınırlandırılması ve Kadastro Mahkemesine devir edilmesi gerekirken 3. kişi adına tespit edildiğini; taşınmazın resmi belgelerin uygulanması neticesinde orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle 19.06.2006 tarihinde dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Kasabası, … Mahallesinde genel arazi kadastro çalışmalarının 25.05.2006-26.06.2006 tarihleri arasında; 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırmasına ilişkin tutanaklarında 06.03.2006-06.04.2006 tarihleri arasında 30 gün süre ile ilana çıkarılacağı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel arazi kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve 06.03.2006-06.04.2006 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1- Dosya içinde mevcut Kadastro Mahkemesinin 2006/44 Esas sayılı dava dosyasından Orman Yönetiminin bu dosya ile dava dilekçesine ekli krokide 201 numarası ile gösterilen yer içinde kalan taşınmazların tamamına yönelik olarak 07.04.2006 tarihinde orman kadastrosuna itiraz davası açtığı; bu dosya içinde mevcut Kadastro Teknisyeni … tarafından çizilen krokide … Kasabası, … Mahallesi 189 ada 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 279 ve 276 parseller ile 222 ada 28, 29, 30, 50, 51, 52 ve 65 nolu parsellerin tamamen veya kısmen … tarafından dava konusu edilen 201 nolu bölme içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, daha sonra 201 nolu bölme içinde kalan 189 ada 439 ve 222 ada 28 parsellere yönelik olarak … tarafından tespit maliklerine yönlendirilerek açılan kadastro tespitine itiraz davalarının (2006/415 – 2006/399 Esas sayılı dava dosyaları ) 2006/44 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
… tarafından Kadastro Mahkemesinin 2006/44 Esas sayılı dava dosyası ile 201 numarası ile gösterilen bölüm içinde kalan tüm taşınmazlara yönelik dava açılmıştır.
3402 Sayılı Yasanın 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasa ile değiştirilmesinden sonra çıkartılan ve 26.09.2005 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Taşınmaz Malların Sınırlandırma, Tesbit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin 17/b-2. maddesinin 9. fıkrasında “Askı ilan süresi içinde ormanın sınırlandırma ve tesbitine dava açılması durumunda, ormanın davaya konu edilen sınırları kesinleşmeyeceğinden, bu sınırlara bitişik gerçek veya tüzel kişilere ait taşınmazların tesbiti sırasında dava devam ediyorsa, ormanla müşterek sınırları davalı bırakılır ve tutanakları düzenlendikten sonra açıklayıcı bir yazı ile Kadastro Mahkemesine intikal ettirilir.”
3402 Sayılı Yasanın 5. maddesinde; “Kadastro Müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi, harita ve diğer belge ve örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenlerine verir. Listenin müdür tarafından alınmasından sonra o çalışma alanında bulunan taşınmaz hakkında mahalli hukuk mahkemelerine açılan davalar, derhal kadastro müdürüne bildirilir”
Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 7/a maddesinde; “Kadastro tutanağı henüz düzenlenmeden dava açılmışsa; çalışma alanında bulunan taşınmaz mallarla ilgili olarak … açılan davaların mahkemelerce kadastro müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, Kadastro Müdürünce bu listeler derhal kadastro teknisyenlerine verilir. Dava listelerinde belirtilen taşınmaz malların kadastro tutanağı henüz düzenlenmemiş ise, davanın mahiyetine göre, teknisyenlerce bu yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca sınırlandırma ve tesbit yapıldıktan sonra 6. maddesine göre işlem yapılır.”Aynı Yönetmeliğin 5/a maddesinde; “Dava mülkiyete yönelik ise, taşınmaz mal teknisyenlerince ölçülüp tarafların iddiaları, varsa belgeleri muhtar ve bilirkişi beyanlarına göre değerlendirildikten sonra, sonuçları ve varacakları kanaatları tutanağın edinme sebebi sütununda etraflıca açıklanmak ve dosya numarası belirtilmek suretiyle maliki tayin edilmeden kadastro tutanağı düzenlenir.” 6. maddesinde; “Teknisyenlerce Kadastro Müdürlüğüne teslim edilen davalı taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile eklerinin Kadastro Müdürünce derhal fotokopisi veya örnekleri çıkartılarak, asılları 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5. maddesinin son fıkrası uyarınca en geç 7 gün içinde Kadastro Mahkemesine gönderilir.” Bu hükümlerin ve yukarıda açıklanan konuların birlikte değerlendirilmesinde şu sonuca ulaşılmaktadır:
Yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 Sayılı Yasa hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tesbit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda “olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro Mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı … ve Orman Bakanlığının ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmi ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işlemin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği yada davaya konu taşınmaza zilyed olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel yada tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle dava husumet yönünden red edilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazın tesbit tutanağının, … henesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini Kadastro Müdürlüğünden istemesi gerektiği, tesbit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tesbit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 Sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir…. tarafından çekişmeli 222 ada 29 nolu parselinde içinde bulunduğu 201 nolu bölüm hakkında Kadastro Mahkemesinin 2006/44 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığı ve 201 nolu bölüm içinde çekişmeli 222 ada 29 parsel sayılı taşınmaz dışında 189 ada 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 279 ve 276 parseller ile 222 ada 28, 30, 50, 51, 52 ve 65 nolu parsellerin bulunduğu sabittir. Bu durumda, davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 7/a maddesinde; “Kadastro tutanağı henüz düzenlenmeden dava açılmışsa; çalışma alanında bulunan taşınmaz mallarla ilgili olarak … açılan davaların mahkemelerce kadastro müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, Kadastro Müdürünce bu listeler derhal kadastro teknisyenlerine verilir. Dava listelerinde belirtilen taşınmaz malların kadastro tutanağı henüz düzenlenmemiş ise, davanın mahiyetine göre, teknisyenlerce bu yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca sınırlandırma ve tesbit yapıldıktan sonra 6. maddesine göre işlem yapılır.”Aynı Yönetmeliğin 5/a maddesinde; “Dava mülkiyete yönelik ise, taşınmaz mal teknisyenlerince ölçülüp tarafların iddiaları, varsa belgeleri muhtar ve bilirkişi beyanlarına göre değerlendirildikten sonra, sonuçları ve varacakları kanaatları tutanağın edinme sebebi sütununda etraflıca açıklanmak ve dosya numarası belirtilmek suretiyle maliki tayin edilmeden kadastro tutanağı düzenlenir.” 6. maddesinde; “Teknisyenlerce Kadastro Müdürlüğüne teslim edilen davalı taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile eklerinin Kadastro Müdürünce derhal fotokopisi veya örnekleri çıkartılarak, asılları 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5. maddesinin son fıkrası uyarınca en geç 7 gün içinde Kadastro Mahkemesine gönderilir.”Bu nedenle 201 nolu bölme içinde kaldığı tespit edilen 189 ada 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 279 ve 276 parseller ile 222 ada 28, 29, 30, 50, 51, 52 ve 65 nolu parsellerin kadastro tutanaklarının … haneleri boş bırakılarak kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu taşınmazlar hakkında … haneleri doldurularak tutanak düzenlenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 201 nolu bölme içinde kaldığı saptanan 189 ada 436, 437, 438, 440, 441, 442, 279 ve 276 parseller ile 222 ada 30, 50, 51, 52 ve 65 nolu parsellerin kadastro tespit tutanakları getirtilerek, bu parsellere iliştin Kadastro Mahkemesinde … tarafından kadastro tespitine itiraz davası açılıp açılmadığı araştırılmalı, (189 ada 439 parsel hakkında kadastro mahkemesinin 2006/415, 222 ada 28 parsel hakkında Kadastro Mahkemesinin 2006/399 Esas numarası ile dava açıldığı bu dosyaların 2006/44 Esaslı dava dosyası ile birleştirildiği; temyize konu çekişmeli 222 ada 29 parsel hakkında Kadastro Mahkemesinin 2006/393 Esas sayılı dava dosyası ile, ayni gün temyiz incelemesi yapılan 222 ada 30 parsel hakkında Kadastro Mahkemesinin 2006/412 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığı anlaşılmaktadır.) eğer dava açılmış ise bu dosyaların esas numaraları tespit edilmeli ve 201 nolu bölme içinde kaldığı saptanan tüm bu parsellere yönelik açılan davalar Kadastro Mahkemesinin 2006/44 Esasında açılan dava dosyası ile birleştirilmelidir. Eğer bir kısım parsellere dava açılmamış ise dava açılmayan parsellerin … hanelerinin boş olduğu kabul edilerek 2006/44 Esaslı dava dosyasında davalı haline getirilip 3402 Sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri hükümlerine göre işlem yapıldıktan sonra tesbit tutanaklarında isimleri geçen, yada keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler davaya katılıp kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf oluşturulduktan sonra taraf delilleri ve 3402 Sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanarak dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi gerekmektedir.
2- Kabule göre ise; dosyada mevcut Orman Bilirkişi … … tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli 222 ada 29 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen 1023,57 m2’lik kısmının resmi belgelerde yapraklı ağaç bulunan yeşil alanda kaldığı, bu ormanlık alanın tamamının 3 hektardan … olduğu ve … arazisi olarak kullanıldığı, bu nedenle 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesi gereğince taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve bu rapor dayanak alınarak hüküm kurulmuştur. 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesine göre orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler,orman sayılmaz. Bu maddeye göre taşınmazın orman sayılmaması için sahipli arazi olması gerekmekte olup sahipli araziden kasıt tapulu arazidir. Çekişmeli taşınmazın tespit tutanağı tapu kaydına dayanılarak düzenlenmediği gibi davalı da herhangi bir tapu kaydına dayanmamıştır, çekişmeli taşınmaz belgesizden davalı adına tespit edilmiş olup tapu kaydı yoktur ve sahipli arazi niteliği taşımaz .Ayrıca; davacı …, 2006/44 Esas sayılı dosya ile 201 nolu bölme içinde kaldığı saptanan 189 ada 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 279 ve 276 parseller ile 222 ada 28, 29, 30, 50, 51, 52 ve 65 nolu parsellerin tamamına yönelik dava açmıştır ve dava konusu edilen tüm pürsellerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 26/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.