YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3266
KARAR NO : 2023/2125
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : Tarkan (Garip) Kuştepe
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2020/381 Esas, 2022/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Cengiz’e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 31.05.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2023 tarihli ve 2022/26935 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31930 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31930 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığa isnat edilen kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, müştekinin 14.12.2021 tarihli duruşmada alınan ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, yine aynı celsede sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında anılan müştekiye yönelik kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar” başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası;
“(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
…
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında;
“(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…”
Şeklinde düzenleme yapılmıştır.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlünün yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun’un 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu,
mağdurun kovuşturma aşamasında hükümlü hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiği, sanığın da vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, şikâyete tabi olması ve mağdurun şikâyetçi olmaması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü … hakkındaki mağdur … e karşı kasten yaralama suçundan Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2020/381 Esas, 2022/492 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikâyetten vazgeçme nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.