Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11922 E. 2023/868 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11922
KARAR NO : 2023/868
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1976 E., 2021/2265 K.
(Eski Ünvanı: … Kömür ve Madencilik A.Ş.)
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 10/05/2019
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/248 E- 2021/122 K

Taraflar arasındaki meslek hastalığından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya ait Merzifon’da bulunan linyit işletmesi maden ocağında uzun yıllar yer altında çalıştığını ve iş koşullarından kaynaklanan meslek hastalığına yakalandığını, davacının yakalandığı pnömokonyoz hastalığının meslek hastalığı olduğunun SGK tarafından tespit edildiğini, davalının hastalığın meydana gelmesi ve artmasını önleyecek tedbirleri almadığını, periyodik muayeneleri yaptırmadığını ve hafif işte çalıştırma tedbirini almadığını, bu nedenle oluşan maddi ve manevi zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin meslek hastalığı nedeniyle nefes almakta zorlandığını, kalp dolaşım sistemi ve diğer organlarının olumsuz etkilendiğini ve bu durumun davacıyı üzdüğünü, acı duyduğunu belirterek davacının manevi zararının biraz olsun giderilmesi için 50,000 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10,000 TL maddi tazminatın hastalığın tespit tarihi olan 13.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 187.699,42 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı … Enerji Maden Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 10.04.2013 tarihinde imzalanmış olan 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren İş yerinin Devri ve Maden Sahalarının İşletilmesine Dair Rödövans Sözleşmesinin 14 üncü maddesine göre müvekkilinin 30.04.2013 tarihinden sonra işçi alacaklarından müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da dava konusu olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığı gibi herhangi bir şekilde sorumluluğunu doğuracak bir gerekçesinin de bulunmadığını, zira davalının iş kazalarını önlemek için gerekli tüm önlemleri aldığını, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak için tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ayrıca dava konusu alacaklarının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın gerek usul ve gerekse esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Yargılama sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından davacının davalı şirkete ait işyerinde işe başladığı 30.07.1998 tarihinden … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin davacıya meslek hastalığı tanısı koyduğu 28.05.2008 tarihine kadar yer altında çalıştığı, davacının hastalığının bu çalışmadan kaynaklandığı ve iş yerinde gerekli önlemleri almayan davalının meslek hastalığının meydana gelmesinde % 85,89 oranında kusurlu olduğu, bu nedenle oluşan maddi ve manevi zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davacının yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle manevi olarak da zarar gördüğü, sağlık durumunda meydana gelen olumsuzluğun tüm yaşamı boyunca devam edeceği dikkate alındığında, duyulan acı ve üzüntünün giderilmesi için 30.000 TL manevi tazminat ile %14,11 oranındaki maluliyetin neden olduğu 187.669,42 TL maddi zararın tespit tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf sebeplerinde özetle; mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarının manevi tazminatın takdirinde esas alınması gerekli ölçüler karşısında az olduğunu, yargılama sırasında tazminat raporuna, geleceğe dönük ücret artışları, olası sistem değişiklikleri ve hatalar yönlerinden de itiraz edildiğini, hükümde geleceğe yönelik değişmelerden ve hatalardan kaynaklanacak haklarının saklı tutulmamasının yargılama prensiplerine aykırı olduğunu, gerçeğin veya gerçeğe yakın ihtimalin (somut olayda ücretin) belli olması halinde varsayımsal artış yerine gerçek ücretlerin tazminat hesabında esas alınmasının Borçlar Kanunu’nun 42., Türk Borçlar Kanunu’nun 50 inci maddesi hükmünün sarih ve âmir muhtevası gereği olduğunu, belli olmayan dönemler yönünden daha yüksek oranlı artış yönteminin benimsenmesi gerektiğini, peşin harç üzerindeki sorumluluk davalıya ait olmasına karşın hükümde peşin harç yargılama gideri olarak hatalı şekilde değerlendirilerek davada taraflar arasında orantı kurulduğunu ve davalı sorumluluğunda olan harç ile ilgili bölümün davacıya da yüklendiğini, ayrıca hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat tutarları üzerinden davacı vekili yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri yerine toplam tazminat üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldrılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf sebeplerinde özetle; müvekkili ile dava dışı … Enerji Mad. San. ve Tic. A.Ş. arasında 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 10.04.2013 tarihinde imzalanan “İşyerinin Devri ve Maden Sahalarının İşletilmesine Dair Rödovans Sözleşmesi”nin “İşyerinin, Çalışanların ve İşletme Varlıklarının İşletmeciye Devri” başlıklı 14 üncü maddesinde; “… Kıdem ve ihbar tazminatları, senelik izin ücretleri hariç olarak 30.04.2013 tarihinden önce doğan tüm hak ve borçlar idari, hukuki, cezai, mali sorumluluklar ve yükümlülükler …’e, 30.04.2013 tarihinden sonra doğacak her türlü yükümlülük işletmeciye aittir. Kıdem ve ihbar tazminatı ile senelik izin ücretlerinden tüm çalışma süreleriyle işletmeci sorumlu olup, bu haklar işletmeci tarafından ödenecektir.” ifadesinin yer aldığını, ayrıca İş Kanunu md. 6 ve Türk Borçlar Kanunu md. 202 bağlamında, rödovansçı … Enerji Mad. San. Ve Tic. A.Ş.’nin İşyeri Devir Protokolü ile iş sözleşmesinden doğan tüm hak ve borçları devraldığını, bu nedenle müvekkili şirketin “işveren” sıfatı bulunmadığından husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu yön gözetilmeden ve eksik inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, dava konusu hastalığın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yönünden alınması gereken önlemlerini almış olup kazalıya gerekli eğitimleri verdiğini, davacının tüm bu eğitim ve tecrübelerine rağmen meydana gelen hastalıkta dikkatsiz ve özensiz davrandığını, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldrılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; “Somut olayda, eski unvanı ile … Kömür ve Madencilik A.Ş. ile dava dışı … Madencilik Paz. San. ve Tic. A.Ş. arasında Amasya ile Merzifon ilçesinde kurulu … linyit işletmesinin mevcut tüm çalışanları yer üstü ve yer altı teçhizat ekipman bina ve müştemilatları ile birlikte devrine ilişkin rödovans sözleşmesi düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye göre bu bölgedeki madenin işletilmesi dava dışı … Madencilik Paz. San. ve Tic. A.Ş.’ye devredilecek, bu şirket de arama ve sondaj masrafları dahil tüm masraflar kendisine ait olmak üzere madeni işletecek, karşılığında da rödovans bedelini yeni unvanı ile …Madencilik ve Tekn. San. Tic. A.Ş.’ye ödeyecek, yine bu sözleşmeye göre iş yerinin tüm işçileri de 30.04.2013 tarihi itibari ile şirkete devredilecektir. Belirtilen tarih itibariyle, (dava tarihi itibariyle halen çalışan) davacının ve diğer işçilerin … Madencilik ve Tekn. San. Tic. A.Ş.’ye bağlı bu işletmede çalışırken davalı … A.Ş.’ye devredildikleri, ancak davacı …’ın iddia edilen meslek hastalığının devirden önceki tarih olan 13/04/2010 tarihinde ortaya çıktığı belirlenmiştir (SGK Başkanlığı … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 08/07/2011 tarihli Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Kararı). Hal böyle olunca davalının husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

2.Hükme esas alınan 03.01.2021 tarihli ek kusur raporunda, davacının oluşan mesleki hastalıkta kusurunun bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta %14,11 oranında kaçınılmazlık olduğu, işverenin kaçınılmazlığın %60’ından sorumlu olacağı ve netice olarak davalı işverenin (%85,89+ %8,47) %94,36 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.

3.Somut olayda İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda yer alan maddi tazminat hesabında ve hesaplama yönteminde, Yargıtay uygulamasına yönelik yukarıdaki ilkeler ve davacının istinaf itirazları çerçevesinde hata bulunmadığı değerlendirilmiştir.

4.Somut olayda, tarafların sosyal ekonomik halleri, maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları ile davacının maluliyet oranı (%14,1) gözetildiğinde, takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin karar da yerindedir.

5.Diğer taraftan; davanın HMK’nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı hususu ile davacının meslek hastalığının tespit tarihi (13.04.2010) ve dava tarihi (10.05.2019) gözetildiğinde, dava konusu tazminat alacaklarının zamanaşımına uğramadığı ortadadır.

6.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, davacı yanca karşılanan peşin ve ıslah harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olduğundan, bu konudaki davacı istinaf itirazı isabetli bulunmuştur. Son olarak; maddi ve manevi tazminat istemli davalarda, her bir talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken, hüküm altına alınan toplam miktar üzerinden vekalet ücretinin takdiri ile sonuca gidilmesi de yerinde olmayıp davacı istinaf talebinin (kısmen) kabulü ile hükmün bu yönlerden düzeltilmesi gerekmiştir.

7.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve harçtan sorumluluk yönlerinden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353/1.b.2 maddesi gereğinde kaldırılarak yeniden karar verilmiştir.” gerekçesiyle:

8. I-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun; HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince; esastan reddine,

II-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince vekalet ücreti ve harçtan sorumluluk yönlerinden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

III-) 1-Davanın kısmen kabulü ile,

a) 187.699,42 TL maddi tazminatın, meslek hastalığının tespit edildiği tarih olan 13.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

b) Takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın, meslek hastalığının tespit edildiği tarih olan 13.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-) Alınması gereken 14.871,05 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 811,93 TL harç ile davalı tarafından başvurma harcı adı altına yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.999,82 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-)Davacının peşin ve ıslah suretiyle yatırdığı toplam 811,93 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-)a-)Kabul edilen maddi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 21.588,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b-)Maddi tazminat yönünden ret miktarı bulunmadığından, davalı tarafa vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-)a-)Kabul edilen manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b-) Reddedilen manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-)a-)Davacının yaptığı 1.804,00 TL yargılama gideri ve yatırdığı 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.848,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre (%92) belirlenen 1.700,53 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,

b-)Davalının yaptığı 35,50 TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre (%8) belirlenen 2,84 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerine bırakılmasına,

c-)Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine,

IX-)a-)Davalının istinaf talebi esastan reddedildiğinden alınması gereken 14.871,05 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.718,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.152,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

b-)Davalının istinaf talebi esastan reddedildiğinden, istinaf nedeniyle davalı tarafça yapılan 37,90 TL yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,

c-)Davacının istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf başvurma ve karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

ç-) Kullanılmayan istinaf gider avanslarının ilgilisine iadesine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; Olayın niteliğine ve davacının yaşadığı elem ve ızdırabın ağırlığına göre, miktar itibariyle olması gerekenin altında kalan ve talep edilen manevi tazminatın tamamına hükmetmek gerekirken ekonomik sonuçları itibariyle değeri düşük miktarda manevi tazminata hükmolunmasının hatalı olduğunu, yargılama sırasında tazminat raporuna,geleceğe dönük ücret artışları,olası sistem değişiklikleri ve hatalar yönlerinden de itiraz ettiklerini, hükümde geleceğe yönelik değişmelerden ve hatalardan kaynaklanacak hakları saklı tutulmamasının hatalı olduğunu, gerçeğin veya gerçeğe yakın ihtimalin (olayımızda ücretin) belli olması halinde varsayımsal artış yerine gerçek ücretlerin tazminat hesabında esas alınması gerektiğinden belli olmayan dönemler yönünden daha yüksek oranlı artış yöntemi gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak hesap yapılması yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile … Enerji Mad. San. ve Tic. A.Ş. arasında 30 maddeden oluşan ve 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 10.04.2013 tarihinde imzalanmış olan “İşyerinin Devri ve Maden Sahalarının İşletilmesine Dair Rödövans Sözleşmesi” bulunduğunu sözleşmenin 14 üncü maddesi kapsamında “… Kıdem ve ihbar tazminatları, senelik izin ücretleri hariç olarak 30.04.2013 tarihinden önce doğan tüm hak ve borçlar idari, hukuki, cezai, mali sorumluluklar ve yükümlülükler …’e, 30.04.2013 tarihinden sonra doğacak her türlü yükümlülük işletmeciye aittir. Kıdem ve ihbar tazminatı ile senelik izin ücretlerinden tüm çalışma süreleriyle işletmeci sorumlu olup, bu haklar işletmeci tarafından ödenecektir.” ifadesi yer aldığını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “davacı …’ın iddia edilen meslek hastalığının devirden önceki tarih olan 13.04.2010 tarihinde ortaya çıktığı belirlenmiştir.” şeklindeki gerekçeyle husumet itirazımızın reddine karar verilmiş ise de huzurdaki davanın 2019 yılında ikame edildiği göz ardı edilerek hüküm tesis edildiğini, yukarıda yer verildiği üzere 2013 yılından sonra doğan yükümlülükler müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığını, iş bu nedenlerle huzurdaki davanın müvekkil açısından husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca İş Kanunu 6.maddesi ve Türk Borçlar Kanunu 202.maddesi bağlamında, rödövansçı …Enerji Mad. San. ve Tic. A.Ş. işyeri devir protokolü ile iş sözleşmesinden doğan tüm hak ve borçları devir aldığınından müvekkili şirketin “işveren” sıfatı bulunmadığından husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, İşçinin ağır kusuru ve iş güvenliğini tehlikeye atar davranışları sebebiyle gerçekleşen hastalıkta müvekkile bu derece yüksek kusur oranı verilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirket tarafından dava dosyasına sunulan sicil dosyası ve diğer belgeler incelendiğinde, davacının kasket kullanma, yerde bulunan cisimleri kaldırma, kulaklık-gözlük kullanma gibi eğitimleri aldığı, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden alınması gereken önlemleri aldığını, davacıya gerekli eğitimleri verdiğini gözeterek müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A. Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı vekilinin müvekkili lehine 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin 04/03/2021 tarihli kararında 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği ve Bölge Adliye Mahkemesinin 28/09/2021 tarihli kararında da da aynı miktarda manevi tazminatın hüküm altına alındığı, kabul ve reddolan manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davacı ve davalı vekillerinin, maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat alacağına kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun’un 6 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 53,55, 202 ve 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 14, 16 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’un 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle somut olayda; davacının maddi tazminat alacağının 03.01.2021 tarihli rapora göre hesaplanması üzerine davacı vekilinin 05.01.2021 tarihli dilekçesiyle iş bu hesap raporunda belirlenen miktar üzerinden maddi tazminat istemi yönünden talep artırımında bulunduğu, bu kapsamda davacının maddi tazminatta fazlaya ilişkin talep hakkının bulunduğuna ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davalı temyiz itirazları yönünden ise; davacıdaki meslek hastalığının 13.04.2010 tarihinde tespit edilmiş olup, davalı şirketin davaya konu işyerini dava harici şirkete 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere, 10.04.2013 tarihli “İşyeri Devri ve Rödovans Sözleşmesi” ile teslim ettiği, sözleşmenin 14.maddesi kapsamında işyeri devrinden kaynaklı sorumluluğun tersine çevrilerek, devir tarihinden önce doğan alacaklar yönünden sorumluluğun sadece devreden davalı şirket üzerinde bırakıldığı anlaşılmakla, davalının husumete dair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, devamla somut olayda kusur oranının ve maddi tazminat hesabının da dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere ve Dairemizce kabul edilen esaslara uygun olduğu gibi davaya konu istemin zamanaşımına uğramadığının da anlaşılması karşısında davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelerin yerinde olduğu gözetilerek hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat hükmüne ilişkin temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2. Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama giderlerinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.