YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1380
KARAR NO : 2023/2514
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine sanık hakkında kurulan hükmün Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/19521 Esas, 2021/13017 Karar sayılı ilamı ile basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli kararı ile takdiren basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiş,bu karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yargılama yapılarak 09.11.2021 tarihli ve 2021/462 Esas, 2021/627 Karar sayılı karar ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;sanığın suç kastının bulunmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık ile erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, İskenderun Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve Toprakkale Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakledilen sanığın nakil yol izni süresi içerisinde kuruma teslim olmayarak firar etmesine ilişkindir.
2. İskenderun Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce düzenlenen ve sanığa tebliğ olunan hükümlü nakil izin belgesi ile sanığın Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 24.09.2013 tarihli yazısı gereği Toprakkale Açık Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görüldüğü, sevk çıkış tarihinin 26.09.2013 tarihi saat 10.11, teslim olacağı tarihin ise aynı gün saat 17.11 olduğu, sanığın 6411 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yanında kurum görevlisi olmadan nakledildiği belirlenmiştir.
3. Toprakkale Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 28.09.2013 tarihli yazısı ile sanığın, verilen süre içerisinde ve teslim olma saatinden 48 saat geçmiş olmasına rağmen kuruma teslim olmadığı belirtilmiştir.
4. Sanık savunmasında, ailevi nedenlerden dolayı cezaevinden kaçtığını ve bir yıl sonra kendiliğinden teslim olduğunu belirterek suçlamayı ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.06.2009 tarih ve 5-81/196 ile 05.10.2010 tarih ve 2010/169-1888 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında ,hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, başvurunun yapılacağı mercii, yöntemi ve başvuru süresinin hiçbir duraksamaya yer vermeksizin açıkça belirtileceği hükümlerine yer verilmiş olup, hükümde yasa yolu gösterilirken, sanığa tebliğ edilen kararda hem istinaf yasa yoluna başvurulacağı belirtilip hem de başvuru süresinin 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle yasa yolunda yanıltıldığı anlaşıldığından, sonradan atadığı müdafisinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1. Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmamasının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
2. Sanığın adli sicil kaydına göre, kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezası ile mahkûmiyetinin bulunması karşısında, kanunen erteleme müessesesinin uygulanmasına engel bulunduğu, kaldı ki bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve olumsuz özelliklere göre yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaatin de oluşmadığı gerekçesiyle cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 293 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz” hükmünün yer aldığı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede sanığın firar ettikten sonra iki yılı aşkın bir süre sonra yeniden cezaevine alındığı bu nedenle etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 293 üncü maddesinin uygulanmamasına ilişkin sanık müdafiinin temyiz sebebi reddedilmiştir.
4. Hükümlü nakil izin belgesi, firar fişi ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın açık ceza infaz kurumuna nakli sırasında teslim olması gün ve saatte teslim olmadığı ve 5275 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereği kırksekiz saatlik süre içerisinde de naklediği ceza infaz kurumuna giriş yapmadığı anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğu belirlenmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/462 Esas, 2021/627 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.