Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12996 E. 2009/15255 K. 20.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12996
KARAR NO : 2009/15255
KARAR TARİHİ : 20.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman sınırlandırmasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesini değiştiren 5304 Sayılı Yasanın 3.maddesinde düzenlenen “Çalışma alanındaki ormanların 5304 Sayılı Yasanın 3. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında açıklanan şekilde oluşturulan orman kadastro ekibince sınırlandırma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmî ilâna alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır.” Hükmü gereğince … Köyünde yapılan ve 27/ 11/ 2007 tarihinde kısmi ilana çıkartılan orman kadastrosu sırasında dava dilekçesine ekli bulunan krokide 1, 2, 3 rakamları ile gösterilen taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığını, oysa bu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ve çekişmeli yerlerin orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların 214 ada 28; 222 ada 1; 228 ada 3; 247 ada 10 ve 101 ada 1 parseller altında tespit edildiği belirlenerek çekişmeli 214 ada 28 parselle ilgili dava diğer parsellerle ilgili davalardan ayrılmıştır. Çekişmeli parsel temyize konu davanın varlığı nedeniyle belgesizden yüzölçümü, niteliği ve malik hanesi boş bırakılmak suretiyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, ekonomik yarar sağlanması mümkün olan ve kimsenin zilyetlik iddiasında bulunmadığı yer olarak tespit görmüştür. Hazine mahkemece davaya dahil edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Orman Yönetiminin davasının reddine, çekişmeli taşınmazın 8464.37 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı yönetim tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespiti ve orman sınırlandırmasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür. Dosya arasında bulunan tarım ve orman bilirkişi raporlarından taşınmazın eğiminin % 12 ve üzerinde olduğu, teraslanarak ya da hafriyat yapılarak eğimin düşürüldüğü, zeminde dağınık vaziyette ahlat, yabani erik gibi aslı orman ağacı olan ağaçlar ile meşe ocakları ve karamık çalılarının bulunduğu, çalılık ve fundalıkların temizlenerek sahiplenilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Orman bilirkişisi …’ye ait rapor ekindeki memleket haritasında konumunun gösterildiği uygulamaya göre de taşınmazın bulunduğu yerdeki münhanilerin sık oluşu eğimin % 12 üzerinde olduğunu kanıtlamaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinde “funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, maddenin karşı anlamından orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık, fundalıklarla örtülü yerlerin orman sayılacağı açıktır. Teraslama ve hafriyatla taşınmazın eğiminin düşürülmesi taşınmazın gerçek niteliğini değiştirmez. Bilimsel yönden eğimi % 12’nin üzerinde olan taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıdığı kabul edildiği gibi 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesinde % 12’den fazla eğimli olan maki ve fundalık yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı ve 26/j maddesinde bu tür yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu yerler orman rejimine girdiğinden herhangi bir nedenle orman kadastrosu sınırlarının dışında bırakılmış olmasının orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince de herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış orman olması nedeniyle her zaman orman sınırları içine alınabileceği hükme bağlanmıştır. Anayasanın 169. Maddesi gereğince ormanlar zilyetlikle kazanılamaz. Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hem eylemli biçimde orman örtüsü taşıyan, hem de 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi hükmü gereğince orman niteliğinde olan taşınmazın özel mülke dönüşecek biçimde tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi usul ve yasa aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi.