Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11006 E. 2009/14730 K. 14.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11006
KARAR NO : 2009/14730
KARAR TARİHİ : 14.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 31.01.2008 … ve 2008/481-232 sayılı bozma kararında özetle:” Çekişmeli 188 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak dava reddedilmesine rağmen, Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değildir. Çekişmeli 145 ada 55 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; sınırda orman bulunmasına rağmen orman yönünden araştırma yapılmamıştır. O halde, orman tahdit evrekları getirtilerek fenci ve orman mühendisi bilirkişi marifeti ile tahdit harita ve tutanaklarının veya eski tarihli resim belgeler uygulanarak inceleme yapılması ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararın auyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu 145 ada 55 sayılı parselin eşit hisseler ile davacılar adına tapuya tesciline, çekişmeli 188 ada 1 sayılı parsel ile ilgili olarak daha önce verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 20.05.1993 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki, davacı gerçek kişi sırasıyla … ve ağaçlık olarak Hazine adına tesbit edilen 188 ada 1 ve 145ada 55 parsellere yönelik olarak zilyetliğe dayalı olarak kadastro tespitine itiraz davası açmış, mahkemece 24.07.2007 tarih 2006/349-499 sayılı karar ile özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olması nedeniyle çekişmeli 188 ada 1 parsele yönelik davanın reddi ile bu taşınmazın tesbit gibi tesciline, çekişmeli 145 ada 55 parsele yönelik olarak ise davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamı ile hüküm çekişmeli 145 ada 55 parsele yönelik olarak bozulmuştur. Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi çekişmeli 55 parselin eğiminin % 30-35 olduğunu, içindeki 10-15 adet 15-20 yaşında kızılçam ağacının kesilmiş olduğunun alandaki dip kütüklerinden anlaşıldığını, kesilme işleminin 30-40 yıl önce yapıldığını,bunun üzerine … fidanları dikildiğini ve … bahçesi yapılmaya çalışıldığını, içindeki harman yerinin en az 20 yıldan beri kullanılmadığını, yörede 1993 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmasında taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu göstermiştir.
6831 Sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosunun uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 26.maddesinde,
“Orman kadastro komisyonlarınca;

a) 6831 Sayılı Kanunun 1’inci maddesine göre, orman sayılan ve eskiden beri Devlete ait olduğu bilinen ormanlar, orman içindeki kültür arazileri dışında 6831 sayılı Kanunun 17’nci maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıklar,
b) Yürürlükten kaldırılmış 3116 Sayılı Orman Kanununun geçici 1’inci maddesine göre kamulaştırılmış ormanlar,
c) 4785 Sayılı Kanunla Devletleştirilmiş veya Devletleştirilmeye tabi ormanlar,
d) 6831 Sayılı Kanunun 3’üncü maddesine göre orman rejimine alınmış yerler,
e) 6831 Sayılı Kanunun 13’üncü maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yerler,
f) 6831 Sayılı Kanunun 24’üncü maddesine göre kamulaştırılan yerlerle diğer suretle orman yetiştirilmek üzere kamulaştırılan yerler,
g) Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerler,
h) Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,
ı) Maliye Bakanlığınca ağaçlandırılmak üzere tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış sahalar,
j) Orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar,
Devlet ormanı olarak sınırlandırılır.
4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ormanlar ile yukarıda belirtilen (b), (d), (e), (f), (g), (ı) ve (j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz”denilmektedir.
Toplanan deliller, uzman ziraat ve orman bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazın eğiminin %30 olduğu, üzerinde halen 10 yaşında … ağaçları ile 10-15 adet 15-20 yaşında kesilmiş kızılçam ağaçlarının dip kütüklerinin bulunduğu, kesinleşen orman sınırları dışında kalmış olmasının taşınmazın orman olma vasfını kaldırmayacağı, ayrıca; eylemli durumda üzerindeki ağaçların taşınmazın orman vasfında bulunduğunu açıkça ortaya koyduğu, kaldı ki uzman bilirkişi raporlarından halen taşınmaz üzerinde davacı gerçek kişinin zilyetliğinin bulunmadığı, uzman ziraat ve orman bilirkişi raporları ile çelişen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği göz önüne alındığında taşınmazın belirlenen niteliğine göre mahkemece davacı gerçek kişinin açtığı davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi.