Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/9728 E. 2023/5722 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9728
KARAR NO : 2023/5722
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/121 Esas, 2017/191 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma (iki kez)
HÜKÜM : Zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Derinkuyu Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2012 tarihli ve 2012/190 Esas, 2012/335 Soruşturma, 2012/59 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iki kez cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Derinkuyu (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.03.2013 tarihli ve 2012/67 Esas, 2013/27 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezaların aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine hükmedilmiştir.
3.Bahse konu kararların sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2017 tarihli ve 2014/8156 Esas, 2017/2402 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazlarının reddedilerek, eylemlerinin zincirleme suç olarak kabulü gerektiği gözetilmeden, suç kastının nasıl yenilendiği ve eylemlerin neden bağımsız suç teşkil ettiği gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi, sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı gerekçesiyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, sanığın kişilik özellikleri, geçmişteki hali ile yargılama sürecindeki davranışlarının, ilerde tekrar suç işlemekten çekineceği konusunda olumlu kanaat oluşturması gerekçesiyle cezanın ertelenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2017/121 Esas, 2017/191 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 93 tam gün karşılığı 1.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; kararın yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Derinkuyu (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 06.03.2013 tarihli ve 2012/67 Esas, 2013/27 sayılı mahkumiyet kararının Dairemizin 30.05.2017 tarihli, 2014/8156 Esas ve 2017/2402 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, mahkemenin bozma ilamı üzerine verdiği yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı gözetilerek, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, bozma ilamının gereğinin yerine getirildiği belirtilerek gerekçesiz hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ve 230 uncu maddesinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2017/121 Esas, 2017/191 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ıncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.