YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33017
KARAR NO : 2023/15580
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 30 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında 13.07.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yerel Mahkemece sanık hakkında 22.07.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, cezalandırılmasına yeterli delil olmadığı, atılı suçların unsurlarının oluşmadığı, şikâyetçinin hukuka aykırı olarak mesajlarını kaydettiği, hakkında takdiri ve yasal indirimlerin uygulanmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 231 ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddelerinin uygulanması gerektiği, beraatini istediğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçi ve sanığın akraba oldukları ve aralarında taşınmaz uyuşmazlığından kaynaklı husumet bulunduğu, sanığın kullanımındaki … numaralı telefon hattı ile şikâyetçinin kullandığı … numaralı telefon hattına 13.07.2015 tarihinde “Tapu iptal davası açıyorum, yiğit adamsan gel.” ve “Sizin gibi kazma değilim, bükemediğiniz bileği de size uktururum.” içerikli iki adet mesaj gönderdiği, 22/07/2015 tarihinde ise “Ulan başı büyük amele, şimdi yer seç frengi.” içerikli mesaj gönderdiği, bu suretle üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği hususlarının sanığın ikrarı ve mesaj tespit tutanağı çerçevesinde sübut bulduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın temyiz sebebinin aksine hakkında takdiri indirimin uygulandığı anlaşılmış ve adli sicil kaydı gözetildiğinde yasal şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Soruşturma aşamasında tespit edilen 13.07.2015 tarihli mesaj içeriklerinde sanığın dava açacağını ve hukuk ile hareket edeceğini belirttiği anlaşılmakla mesajların bütünü gözetildiğinde, sözlerin yasal şikâyet hakkı kapsamında kalıp kalmadığı tartışılıp değerlendirilmeden ve 22.07.2015 tarihli “Benim sayemde … gibi bir kuruma girdin dinci olduğunu bilmiyordum şimdi yer seç.” şeklindeki mesaj içeriğine ilişkin olarak sanığın şikâyetçinin işten uzaklaştırılması veya görev yerinin değiştirilmesine dair herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerinin tehdit niteliğinde değerlendirilemeyeceği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
i. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda,
sanığın şikâyetçiye yönelik gönderdiği mesajlar bütün içinde değerlendirildiğinde şikâyetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
ii. Kabule göre de, Mahkemece, sanığın farklı tarihlerde şikâyetçiye yönelik hakaret içerikli mesajları gönderdiğinin kabul edilmesi karşısında; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda hakaret suçunu birden fazla işlemesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek hakaret suçundan ayrı ayrı hükümler kurulması,
3. Her İki Suç Yönünden Kabule Göre De
i. Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
ii. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.