Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12367 E. 2023/2147 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12367
KARAR NO : 2023/2147
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Hükmün 17.05.2022 tarihinde katılan vekilinin yüzüne karşı verildiği, hükme karşı katılan vekilinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 25.05.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyizi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği

yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/1373 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2014/1373 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/16129 Esas, 2020/20079 Karar sayılı kararı ile dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesi üçüncü fıkrasının uygulanması zorunluluklarından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/67 Esas, 2022/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 50 inci maddesi birinci fıkrası (d) bendi ve üçüncü fıkrası gereğince 1 ay süre ile katılanın ikametine yaklaşmama tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; keşif yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine lehe hükümlerin uygulanması talebine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılanın ev sahibi olduğu, olay tarihinde katılanın evinden dışarı çıkmak için kapıyı açmak istediğinde açamadığı, açmak için uğraştığında kapının dışından biri tarafından tutulduğunu anladığı, kapıyı biraz araladığında kapıyı tutanın ev sahibi sanık olduğunu gördüğü, sanığın katılanı gördüğü halde bilerek ve isteyerek kapıyı içeri doğru ittiği, bu sırada katılanın sağ ayağının kapıya çarpmasıyla yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılan aşamalardaki beyanlarında sanığın kendisini yaraladığını beyan etmiştir.

4. Katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporlarında yaralanmasının basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu ve yaşamını tehlikeye sokmadığı bildirilmiştir.

5. Mahkemece Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/16129 Esas, 2020/20079 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gerekleri yerine getirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik araştırma bulunmadığı katılan beyanı ile uyumlu adlî muayene raporları karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat etmeyen sanık hakkında hapis cezasına seçenek tedbir uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
1. Katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/67 Esas, 2022/386 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.