YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/42929
KARAR NO : 2023/16993
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkraları uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı hükmü kurulmuş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği, yaşanan olayda sanık ile babasının kusurlarının bulunduğuna, haksızlığa uğrayanın kendisi olduğuna ve bu nedenle sanığın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılanın akraba oldukları, olay günü telefonda görüştükleri sırada husumetleri nedeniyle sanığın katılana hakarette bulunduğu iddia ve kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın sorgusunun yapıldığı 08.05.2014 tarihine göre, uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı tarihten uzlaştırma raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar duran süre de dikkate alındığında, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.