Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5153 E. 2023/3543 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5153
KARAR NO : 2023/3543
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/164 E., 2022/179 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.05.2022 tarihli ve 2020/8526 Esas, 2022/5901 Karar sayılı kararı ile;
“Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Olay tarihinde kolluk görevlilerince önleme arama kararına istinaden yapılan yol kontrolünde sanık …’in sevk ve idaresinde bulunan aracın bagajında yapılan kontrolde iki adet koli içerisinde streç naylonla sarılmış paketlerde suça konu net 5,624 kg toz esrarın ele geçirildiği olayda, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanık …’in yakalandığında cep telefonunun rehberde kayıtlı olmayan bir numara tarafından aranması üzerine sorulduğunda kendisine öncülük yapan araçtan aradıklarını söylediği, bunun üzerine öncü araçtakilerin durumu fark etmesi üzerine geldikleri istikamete dönüş yaptıkları sırada aracın uygulama noktasında alındığının anlaşıldığı somut olayda; sanık …’in beyanlarının, diğer sanıklar Sercan ve Yılmaz’ın suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, sanığın suça iştirak eden diğer sanıkların suçunun ortaya çıkmasındaki payı nazara alınarak TCK’nın 192/3. maddesi gereğince cezasından daha fazla oranda indirim yapılması gerekirken 1/4 oranından indirim yapılması, 
2) … Adli Tıp Grup Başkanlığınca suça konu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar;
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli, 2022/164 Esas ve 2022/179 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 2.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında alt sınırdan ve lehe olan yasa maddeleri uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verildiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca daha yüksek oranda ceza indirimi yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in 21 KL … plakalı aracı ile esrar maddesini ticari amaçla naklettiği, haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıklar Sercan ve Yılmaz’ın ise 01 AGT … plaka sayılı araç ile Mehmet’e öncülük yapmak suretiyle atılı suça iştirak ettikleri bu suretle sanık …’in üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği
gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış olup;
Suçun işleniş biçimi ve ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı gözetilmek suretiyle temel cezanın hakkaniyete uygun olacak şekilde alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle teşdiden belirlenmiş, sanık …’in aracında esrar maddesi bulunduktan sonra Yılmaz ve Sercan’ın kendisine öncülük ettiğini belirtmesi üzerine bu sanıklara ulaşılması nedeniyle yaptığı yardımın soruşturma aşamasındaki safahatı ve niteliğine göre cezasında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 4/9 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş, olay tutanağından anlaşılacağı üzere ilk ifadesinde kısmen çelişkili beyanları sebebiyle azami miktar indirim yapılmamıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim oranı ile delillerin takdir ve tayinine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, resmi makamlar tarafından haber alındıktan sonra sanığın, suça iştirak eden diğer sanıkların isimleri verdiğinden 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli, 2022/164 Esas ve 2022/179 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;

Hüküm fıkrasının adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünde yer alan “taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.