YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4668
KARAR NO : 2008/12205
KARAR TARİHİ : 18.12.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların müvekkil şirketin Amasya bayisi olduğunu, 5307 sayılı Kanuna aykırı olarak bir başka LPG dağıtım firmasının muvazaalı olarak bayiliğini üstlendiklerini, müvekkil şirkete ait olduğu abonelerce maruf olan telefon numaralarının Turnagaz bayiliğine devredildiğini, bu hususun Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tespitle … olduğunu, bu nedenle akdin haklı nedenle feshedildiğini, bayilik sözleşmesinin 27.maddesine göre akdin feshi hâlinde ödenmesi gereken 20 ton LPG ana depo satış fiyatı kadar paranın müvekkiline cezai şart olarak ödenmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, bayilik sözleşmesinde sadece …’ün imzasının bulunduğunu, …’nin imzasının bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle … yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, davanın dayanağı olan bayilik sözleşmesinin ise, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesine ve bu maddenin uygulanmasına yönelik Rekabet Kurumu Tebliğlerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 6.10.1992 tarihli bayilik anlaşmasında sadece …’ün imzası olmasına rağmen, vekaletnamesinin bulunması nedeniyle anlaşmanın her iki davalı tarafından imzalandığı sonucuna varıldığı, sözleşmenin bir kısım hükümlerinin rekabet hukuku mevzuatına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle bu hükümlerin geçersiz olduğunu, davacının fesih ihtarında belirttiği mal almama sebebini dava dilekçesinde belirtmediği, cezai şart talebinde bulunmadığı, mahkemece yapılan tespitin davalıların sözleşmede belirtilen adreslerinde yapılmadığı, bayinin telefon numarasının başka bir bayiye yönlendirilmesinin dahi rekabeti sınırlayan bir hüküm olarak kabul edileceği, rekabet mevzuatına aykırı olan hükümlere göre sözleşmenin feshedilmesi hâlinde cezaî şart talep edilemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Bayilik sözleşmesine göre, akdin tarafları … ve … gözükmekte ise de davalı …’nin imzasının bulunmadığı mahkemenin de kabulündedir. Vekaletnameye istinaden adı geçen davalı adına sözleşmenin vekaleten imzalandığı mahkemenin gerekçesinde belirtilmesine rağmen, anılan vekaletnamede … değil, … … vekil olarak tayin edilmiştir. Dosyada … tarafından … adına verilen bir vekaletname bulunmamaktadır. Ayrıca Borçlar Kanununun 32, II hükmü uyarınca, “Akdi yapar iken mümessil, sıfatını bildirmediği takdirde akdin alacak ve borçları kendisine ait olur.” Dosya içeriği ve anılan kanun hükmü dikkate alınarak davalı …’nin pasif husumet ehliyeti yönünden durumun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Davacı, 17.5.2006 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin 23.maddesine göre, bayinin, Milgaz’ın … ve hesabına aboneler aramak, gaz ve diğer emtia satışına artırmakla yükümlü olduğunu, ancak mevcut bir sözleşme devam ederken Nisan 2005 tarihi itibarıyla gaz alımına fiilen son verdiğini, kullanılan telefon numarasının da Turnagaz Bayili’ğine devir edilerek abonelerin Turnagaz Bayisine yönlendirildiğinin Amasya 2.Asliye Hukuk Mahkemesince tespit edildiğini belirterek, sözleşmenin bu (haklı) nedenle feshedildiğini, sözleşmenin 27.maddesine göre cezai şartın ödenmesini ihtar etmiştir. Dava dilekçesinde de ihtarda açıklanan maddi olgulara ve hukukî gerekçelere de atıf yapılarak 5307 sayılı Kanun ile bayilik sözleşmesinin 27. maddesine göre cezai şart isteminde bulunulmuştur.
Davalı bayinin, rekabet yasağına aykırı olmayan hükümleri yönünden geçerli bir bayilik sözleşmesi bulunduğu hâlde, gaz almayarak ve fiilen bayilik faaliyetine son vererek sözleşmenin 19/c ve 23 maddeleri ile bayilik sözleşmesinin hukukî niteliğinden kaynaklanan yükümlülüklere aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle davacı tarafından feshedildiği dosya içerisindeki delillerle sabittir. Bu nedenle bayilik sözleşmesinin 27.maddesi uyarınca bayinin akde muhalefeti dolayısıyla davacının cezai şart talep etmekte haklı olduğu gözetilmeden, olaya ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.