YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/745
KARAR NO : 2023/17128
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin istinaf talebi temyiz niteliğinde kabul edilerek, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin, 29.01.2008 tarihli ve 2016/1402 Esas, 2008/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 50 ve 52 inci maddeleri uyarınca 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Yerel Mahkemenin, 29.01.2008 tarihli ve 2016/1402 Esas, 2008/27 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.12.2012 tarihli ve 2011/9074 Esas, 2012/30489 Karar sayılı ilamı ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılmaması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda bir karar verilmemesi nedenleriyle hükmün bozulmasına,
3. Bozma üzerine, Yerel Mahkemenin 06.06.2013 tarihli ve 2013/95 Esas, 2012/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü, 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten hükolunan 4 ay 5 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına,
4. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında kurulan hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü, 29 uncu, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; arama kararının hukuka aykırı olması, tanıkların dinlenmemesi, savunma hakkının kısıtlanması, cezanın orantısız olması ve gerekçeli kararda sanık savunmasına yer verilmemesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz dışı sanıklardan …’nin sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araçla seyir halinde iken görevli polis memurlarınca durdurulmak istenildiğinde dur ihtarına uymadığı, takip sonucunda aracın durdurulduğu, yapılan kontrolde sanık … ve temyiz dışı diğer sanıkların alkollü oldukları ve sürücü belgesinin olmadığının tespit edildiği, sanık … ve diğer sanıkların, şikâyetçilerin görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla direndikleri Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma ilamından önce mahkumiyet hükmünün verildiği 29.01.2008 tarihi olduğu ve bu tarihten sonra verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.