Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8214 E. 2008/10992 K. 15.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8214
KARAR NO : 2008/10992
KARAR TARİHİ : 15.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar …, … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk dairesinin 05.12.2005 tarih 2005/13562-14671 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı ; bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği ve alınan uzman orman bilirkişi rapor ve ekindeki haritaların taşınmazların konumunu denetlemeye olanak vermediği ve bu rapora dayanılarak da hüküm kurulamayacağı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve 156 ada 8 numaralı parselin … adına, 156 ada 9 numaralı parselin … adına, 158 ada 119 numaralı parselin … adına, 158 ada 55 numaralı parselin (A) ile gösterilen 7493,143 m2’lik kısmının … adına, (B) ile gösterilen 13774,537 m2’lik kısmının 2/B vasfıyla Hazine adına 155 ada 25 ve 162 ada 1 numaralı parsellerin 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline; 158 ada 55 numaralı parselin (B) ile gösterilen kısmı ile 155 ada 25 numaralı parselin …’ın; 162 ada 1 numaralı parselin …’ın zilyetliğinde olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm davacılar …, … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir..
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 20.5.1986 tarihinde ilan edilen ve dava konusu taşınmazlar yönünden kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
1) Mahkemece 158 ada 55, 156 ada 8 ve 9, 155 ada 25 numaralı parseller yönünden davanın reddine taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline, 158 ada 119 ve162 ada 1 numaralı parseller yönünden davanın kabulü ile taşınmazların … adına tapuya tesciline dair verilen 14.08.1997 tarihli karar davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmediğinden ve bozma sonrası kurulan hükümde davalı … Yönetimi aleyhine yeni bir hüküm oluşturulmadığından davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece 158 ada 55, 156 ada 8 ve 9 , 155 ada 25 numaralı parseller yönünden davanın reddine taşınmazların hazine adına tapuya tesciline, 158 ada 119 ve162 ada 1 numaralı parseller yönünden davanın kabulü ile taşınmazların … adına tapuya tesciline dair verilen 14.08.1997 tarihli karar davacılar … ve … tarafından temyiz edilmediğinden ve çekişmeli 158 ada 55 ve 155 ada 25 parsel sayılı taşınmazların Hazineye ait olduğu olgusu kesinleşmiş olduğundan davacılar … ve …’ın 158 ada 55 ve 155 ada 25 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3) Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre çekişmeli 155 ada 25 numaralı parsele yönelik olarak davacıların temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerekmiştir.
4) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 128 ada 119 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen … yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerekmiştir.
5) Mahkemece 158 ada 55, 156 ada 8-9 , 155 ada 25 numaralı parseller yönünden davanın reddine taşınmazların hazine adına tapuya tesciline , 158 ada 119 ve 162 ada 1 numaralı parseller yönünden davanın kabulü ile taşınmazların … adına tapuya tesciline dair verilen 14.8.1997 tarihli ilk hüküm sadece davalı hazine tarafından temyiz edilmiş olup Hazinenin temyizi üzerine hazine yararına bozulmuştur. 158 ada 55, 156 ada 8 ve 9 , 155 ada 25 numaralı parsellerin hazineye ait olduğu olgusu kesinleşmiş ve hazine lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozmaya uyularak yapılan uygulama sonunda 156 ada 8 -9 ve 158 ada 55 numaralı parsellerin 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hak ilkesi de ihlal olunarak, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.Hazinenin 156 ada 8 ve 9 ve 158 ada 55 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsellere yönelik hükmün bozulması gerekmiştir.
6) Davacı gerçek kişilerin çekişmeli 162 ada 1 numaralı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince: 25.06 2007 tarihli orman bilirkişi … tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna ekli taşınmazın orman tahdit haritasındaki konumunu gösterir krokide taşınmazın büyük bir kısmının 2/B alanı dışında, az bir kısmının 2/B alanı içinde olduğu gözlendiği halde taşınmazın tamamının 2/B alanı içinde kaldığı bildirilmekte olup bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili ve yetersizdir. Bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz .
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kalan kısım için kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın kesin ve gerçek eğimi saptanmalı, 6831 Sayılı Yasanın 1/C maddesi kapsamında olan yerlerden olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde Mahkemece 1980 ve 1990′ lı yıllara ait hava fotoğrafları ve
memleket haritası ilgili yerlerden getirtilip, bilirkişiler tarafından, çekişmeli taşınmazın bu tarihlerde ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalıdır. Ayrıca davacılar, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetliğe dayanmaktadır. Zilyetlik maddi bir olgu olup, bunun tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerekir. Mahkemece, taraflardan tanıkları sorulup, H.Y.U.Y.’nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle; davacıların 162 ada 1 numaralı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASI gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bendde açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin 158 ada 55156 ada 8 ve 9, 155 ada 25 numaralı parseller hakkındaki, 2 nolu bentde açıklanan nedenlerle 158 ada 55, 155 ada 25 sayılı parseller hakkında … ve …’ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 3 nolu bentde açıklanan nedenlerle, davacıların 155 ada 25 sayılı parselle ilgili, 4 nolu bentde açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin 128 ada 119 sayılı parsellerle ilgili temyiz itirazlarının reddi ile 155 ada 25 ve 128 ada 119 sayılı parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
3) Yukarıda 5 nolu bentde açıklanan nedenlerle, 156 ada 8, 9 ve 158 ada 55 sayılı parseller hakkında Hazinenin 6 nolu bentte yazılı nedenlerle, 162 ada 1 sayılı parseller hakkında davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller ile ilgili hükmün BOZULMASINA 15/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.