YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12763
KARAR NO : 2009/15267
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu … Köyü 142 ada 31 parsel sayılı taşınmaz kargir ev ve bahçe niteliği ve belgesiz zilyetlik nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil etmeyen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın … ve zirai bilirkişi raporlarında (A) ile gösterilen 3973,16 m2 yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına tesciline, (B) ile gösterilen 2213,58 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi davalı adına tesciline, karar verilmiş hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 10/6/2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada,çekişmeli taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümü üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin henüz tamamlanmadığına, (B) ile gösterilen bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğuna, üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin tamamlandığının anlaşıldığına ve krokide (B) ile gösterilen bölümü yönünden 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17.maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davalı yararına oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.