YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8948
KARAR NO : 2008/11204
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.03.2002 tarih 2001/10735 E.-2002/1667 K. sayılı bozma kararında özetle: “Dava konusu … Köyü 1601 parselin tahdit içinde kalan krokide (A) ve (B) işaretli bölümleri tahdit içinde kaldığına göre dava bu bölümlere yönelik olup, bu bölümler yönünden inceleme yapılıp esas hakkında karar verilmesi, tahdit dışında kalan (C) bölüm yönünden ise gerçek kişilerin dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, … Köyü 1601 parselin 21.10.2004 tarihli krokide (A2)= 2142 m2’lik kısmın 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (B1)= 336,52 m2’lik kısmın davacılar adına tesciline, (A2) ve (B1) dışında kalan bölümlerin tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre 6 aylık süre içinde açılan orman sınırlamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 21.07.2000 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır. Dava 6 aylık askı ilan süresi içinde açıldığından, bu parsel yönünden tahdit kesinleşmemiştir.
İncelenen dosya kapsamına ve uzman bilirkişi raporuna göre mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu 22600 m2 yüzölçümündeki 1601 parselin 18419,79 m2’si; yargılama devam ederken imar uygulamasına tabi tutulduğu, 4180,21 m2’lik bölümü ise; 160 sayılı parsel olarak olarak tapuda kayıtlı bulunduğu, dava konusu (B1) ile gösterilen bölümünün 1601 sayılı parsel içinde kaldığı halde, bu hali ile bu bölümün tapulu olma hali devam ettiği halde ve mahkemece sadece devam niteliği itibariyle orman sınırlamasına itiraz konusunda bir karar verilmesi gerekmesine rağmen, (B1) ile gösterilen bölümün tapuya tesciline karar verilmesi ve (A2) ile gösterilen bölümün yüzölçümünün 1202,42 m2 olduğu halde, kararda 2142 m2 olarak gösterilmesi de doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasının birinci bendinin 3. paragrafının tamamen hüküm fıkrasından çıkartılarak, bunun yerine 21.10.2004 tarihli krokide “B1 ile gösterilen 336,52 m2 yüzölçümündeki bölümün orman kadastro sınırları dışına çıkartılmasına” cümlesinin yazılması ve yine hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. paragrafında yer alan “2142 m2’lik yerin” kelimeleri kaldırılarak, bunun yerine “1202,42 m2 yüzölçümündeki bölümün” kelimeleri yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.