YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8475
KARAR NO : 2023/1134
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraz ile kambiyo vasfına yönelik şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacı yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
Muteriz borçlu murisi … düzenlendiği iddia edilen senet nedeniyle hakkında takip başlatıldığını, takibe konu edilen senedin murisi tarafından imzalanmadığını, murisinin alacaklıya böyle bir borcu olmadığını, imzaya, borca ve ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, yasal miras payından feragat edilmesinin sağlanması amacıyla hakkında davalar açıldığını, murisinin imzası taklit edilerek senetler oluşturulduğunu, takibe konu edilen senedin zorunlu unsurları taşımadığını bu nedenle kambiyo vasfına sahip olmadığını ileri sürerek icra takibinin iptali ile alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dosyaya sunulan evraklara bakıldığında imzanın borçluya ait olduğu hususunun çıplak gözle dahi anlaşılabildiğini, mahkemece gerekli görülürse bilirkişi incelemesi ile imzanın borçluya ait olduğunun tespit edilebileceğini, senedin zorunlu tüm unsurları taşıdığını, iddiaların dava konusu senetle ilgili olmadığını ileri sürerek davanın reddi ile karşı taraf aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; senedin sahte oluşturulduğu iddiasının dar yetkili icra mahkemesince incelenemeyeceği, borçlu olunmadığına dair iddiaların İİK 169/a maddesi kapsamında belge ile ispat edilmediği, mahkemece alınan 13.12.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda takip konusu bonodaki imzanın davacının murisine ait olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçeleriyle davanın reddi ile yasal şartları oluşmadığından para cezası ve tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; farklı amaçla atılmış muris imzasının yer aldığı belgenin murisin iradesi dışında kesilerek imzanın solunda ve üstünde kalan kısma senet metni yazılarak hukuka aykırı olarak senet haline dönüştürülmeye çalışıldığını, alacaklı hakkında yürütülen savcılık soruşturmasında alınan raporlarda senedin tahrifat sonucu oluşturulduğu ve hukuken muteber olmadığının sarih olduğunu, senedin takibe konulmasındaki amacın miras payından feragat etmesini sağlamak olduğunu, murisin bilgi ve rızası dışında doldurulan ve imzası farklı bir belgeden oluşturulan senet ile haksız takip başlatıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; İİK’nın 170/a-2 maddesi gereği icra mahkemesinin müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibe müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının takip hakkına sahip olmadığı hususlarını re’sen nazara alarak takibi iptal edebileceği, bononun zorunlu unsurlarından birinin düzenleyenin imzası olduğu, takip dayanağı senedin incelenmesinde düzenleyen … imzasının metni kapsar şekilde metnin altında değil büyük bir kısmının metnin yan tarafında olduğu bu nedenle takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olmadığı, mahkemece kamu düzeninden olan bu husus re’sen göz önüne alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken istemin reddinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulüne, şikayetçi borçlu yönünden İİK’nın 170/a-2 maddesi gereğince takibin iptaline, tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; aynı alacak ve aynı icra takibine ilişkin aynı Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/1848E-2022/323K sayılı ilamı ile zıt yönde hüküm tesis edildiğini, öncelikle bu çelişkili durumun giderilmesi gerektiğini, açılan davanın imzaya itiraz davası olduğunu ve imzanın borçlunun murisine ait olduğunun tespit edildiğini, menfi tespit davası kapsamındaki hususların icra mahkemesince incelenemeyeceğini, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla dava açıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte imzaya, borca itiraz ile kambiyo vasfına yönelik şikayettir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 170/a-2
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.