YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4153
KARAR NO : 2006/9930
KARAR TARİHİ : 19.10.2006
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinin … adresindeki akaryakıt istasyonundan motorin, süperbenzin, motor yağı aldığını, fatura bedelini kısmen ödediğini, bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacaklının gönderdiği tebligatın müvekkili adresine gönderilmekle birlikte, ödeme emrinde borçlu olarak “… Mühendislik” ‘in gösterildiğini, icra dosyasında … adı geçmediği gibi takibin ona yöneltilmediğini, icra takibinde … borçluymuşcasına davanın … aleyhine açılmasının mümkün olmadığını bildirerek husumet itirazında bulunduğu gibi, müvekkili adresinin …’de olduğunu, yanlar arasında sözleşme de olmadığından yetkili icra dairesinin … İcra Müdürlüğü olduğunu ileri sürmüş, esasen de davacı ile böyle bir alışveriş yapılmadığını, borçlu olunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalının davanın dayanağını oluşturan fatura borçlusu olduğu, aleyhine icra takibi yapılan … ile aleyhine itirazın iptali davası açılan … -… ünvanlarının davalıyı, dolayısıyla ödenmeyen faturada borçlu görünen kişiyi karşıladığı anlaşıldığından husumet itirazının reddine, sözleşmenin yerine getirildiği yerin … hudutları içinde bulunduğu, bu suretle HUMK.nun 10.maddesi gereği yetki itirazının reddine, toplanan delillere göre davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline takibin devamına, %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle ortada geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir..Davaya temel alınan icra takip dosyasında borçlu olarak “…” gösterilmiştir. … Mühendislik’in bir şahıs firması olup ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı anlaşıldığından somut olayda geçerli bir icra takibinin varlığından sözedilemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.