YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13319
KARAR NO : 2023/1522
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin hukuki yarar yokluğundan reddine ve yasal şartlar bulunmadığından para cezası takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; satışa konu edilen ipotekli … İli … İlçesi 9388 Ada, 29 Parsel, Aşağı … Mahallesi, 2. Kat 8 nolu bağımsız bölümün sahibi ve aynı zamanda ipotek borçlusu olduğunu, kendisine usulüne uygun olarak satış ilanı tebliğ edilmediğini, süresinde satış istenmediğini, taşınmazın çok düşük bedelle ihalesinin yapıldığını, açık artırma ilanında çelişkiler bulunduğunu, KDV oranının %1 olarak gösterildiğini ve bu oranın hangi yüz ölçümüne göre belirlendiğinin belli olmadığını, tapudaki ilgililerin tamamına kıymet takdirinin ve satış ilanının tebliğ edilmediğini belirterek, 25.05.2022 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 134/8. maddesinde; “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer aldığı, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, şikayete konu taşınmazın muhammen bedelinin 250.000,00 TL, ihale bedelinin ise 735.000,00 TL olduğu, şikayetçi borçlu tarafından kıymet takdirine veya ihaleye fesat karıştırıldığına yönelik herhangi bir şikayette bulunulmadığı, bu taşınmaz yönünden zarar unsuru gerçekleşmediğinden şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı olmadığı, gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddi ile işin esasına girilmemiş olduğundan davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinin tekrarı ile 7343 sayılı yasa İİK’nın 12. maddesinin 3. fıkrası gereği kendisine tanınan hakkı kullanamadığını, mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 134/8. maddesinde “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.” düzenlemesi yer aldığı, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olması halinde zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, ancak bu hususun şikayet nedenine göre farklılık arz edebileceği, ihale tarihinden önce düşen hacze dayalı olarak taşınmazın satılması halinde satış bedeli ne olursa olsun borçlunun menfaatinin muhtel olacağının tartışmasız olduğu, bu nedenle ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde olsa da borçlunun İİK’nın 106-110 maddeleri uyarınca haczin düştüğü iddiasının incelenmesi gerektiği, haciz tarihinin 04.02.2019 olduğu, 04.02.2020’de satış talep edilip aynı tarihte satış avansının da yatırıldığı, 1 yıllık sürede usulünce satış istenmiş olduğu, ihaleye konu taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde bir bedelle ihale olunduğu, taşınmazın kıymet takdirinin üzerinden 2 yıl geçmediği, kıymet takdirine yönelik herhangi bir şikayette de bulunulmadığı, bu durumda İİK’nın 134/8. maddesinde öngörülen zarar unsurunun oluşmadığı, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353-(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … İli … İlçesi 9388 Ada, 29 Parsel, Aşağı … Mahallesi, 2. Kat 8 nolu bağımsız bölümün 25.05.2022 tarihli ihalesinin feshi isteğine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 134 vd madde hükümleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.