Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/6617 E. 2023/2368 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6617
KARAR NO : 2023/2368
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kangal Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanık savunmaları ile tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından sanıkların üzerlerine atılı suçun manevi unsurunun oluşmaması nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesinin doğru olmadığına, sanıkların suç işleme kasıtlarına ilişkin somut tespitlerin bulunmadığına, müdahalenin ne zaman ve kim tarafından yapıldığının net olarak belirlenmediğine, sanıkların suça konu yerleri uzun zamandır kullandıklarına belki de önceki maliklerin rızasıyla kullandıkları için kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık … Biçil’in temyiz istemi bir nedene dayanmamaktadır.
3. Sanık …’in temyiz istemi suça konu taşınmaza ev yapma ve ağaç dikme eyleminin bulunmadığına, mahalli bilirkişi beyanlarının mahkemece dikkate alınması gerektiğine, fiziki anlamda tecavüzün mevcut olmadığına, suça konu taşınmazla tek bağlantısının oğluna ait arazi olduğuna vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay katılanın hissedar olduğu 359 Ada 3 numaralı parselin 100,38 metrekarelik kısmının sanık … tarafından, 392,14 metrekarelik kısmının sanık … tarafından kullanılmak suretiyle işgal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Soruşturma aşamasında alınan teknik bilirkişi raporunda 359 Ada 3 numaralı parselin A ile gösterilen 100.38 metrekarelik kısmının 359 Ada 19 numaralı parsel maliki … tarafından kullanıldığı, B harfi ile gösterilen 392,14 metrekarelik kısmının ise 359 Ada 21 ve 30 numaralı parsel maliki … tarafında kullanıldığı bildirilmiştir.Kolluk araştırmasında … isimli kimsenin olmadığı söz konusu kişinin … olduğu tespit edilmiştir.
3. Mahkemece keşif yapılmış teknik bilirkişi raporunda krokide çitle çevrili alanları yeşil renkle gösterdiğini bu alanların 359 Ada 3 numaralı parsel içinde kaldığını A harfi ile gösterilen yerin 100.50 metrekare, B harfi ile gösterilen yerin 434,92 metrekare olduğunu bildirmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde;
A. Sanık savunması,tanık ile mahalli bilirkişi beyanları, yapılan keşif alınan bilirkişi raporları ve tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden sanığın katılana ait taşınmazın 434,92 metrekarelik kısmını çitle çevirerek bahçe olarak kullandığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

2.Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 25.03.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararında sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.