YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1949
KARAR NO : 2008/6762
KARAR TARİHİ : 02.05.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 29.06.1999 tarihli dilekçesi ile Sarıyer … 80 sayılı kadastro parselinden ayrılan 261 ve 77 sayılı kadastro parselinden ayrılan 1401 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, davalılar adına tapuda olan tapu kaydının iptalini ve orman olarak Hazine adına tescilini, beyanlar hanesine davalı S.S.Bayın ve Yayın Yapı Kooperatifi yararına konulan satış vaadi şerhi ve kat karşılığı satış vaadi şerhlerinin iptalini, davalılar tarafından parseller üzerine yapılan yapı tesis ve binaların kal’ini ve davalıların el atmalarının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda bu parsellerde pay sahibi davalı … ……. dava tarihinden önce ölmesi nedeniyle bunun hakkındaki davanın dava koşulu bulunmadığından reddine, diğer paydaşlar yönünden davanın kısmen kabulüne, dava konusu … 261 sayılı parselin davalıların payı yönünden tamamının ve 1401 sayılı parselin ekli 28.10.2004 günlü bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1700 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazlar üzerinde her hangi bir ekim dikim ve muhdesat bulunmadığı, tapunun beyanlar hanesindeki şahsi hakka ilişkin, satım vaadi ve kat karşılığı satim vadi şerhlerinin, tescilinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçtiğinden yasa gereği zaten silinmesi gerektiği gerekçesiyle fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından sadece çekişmeli … köy 1401 sayılı parselin ekli aynı bilirkişi krokisinde gösterilen 6568.08 m2 yüzölçümündeki bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, öncesi orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili,el atmanın önlenmesi ve kal’ e ilişkindir.
… Köyü’nde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 04/08/1938 tarihinde yapılarak kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 2896 sayılı yasaya göre yapılıp 29/11/1985 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli … 1401 sayılı parsel yörede 13/11/1958 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 47750 m2 yüzölçümü ile tesbit ve tescil edilen 77 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen aynı yer 209 sayılı parselin yeniden ifraz edilerek oluşan 272 sayılı parselden bölünüp tapuya tescil edilmiş ve halen tapuda paylı olarak … … …, … … …, …. … …,…. …, …. … ve … … adlarına kayıtlıdır, Tapu kaydının beyanlar hanesinde kısmen orman kadastrosu sınırları içinde kısmen de 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh ile 60/100 payında S.S.Basın Yayın Çalışanları Konut Yapı Kooperatifinin yararına kat karşılığı satış vaadi şerhi vardır.
Genel kadastro sırasında … 77, 78, 79 ve 80 sayılı parseller öncesi bir bütün olarak zemini … t Vakfından … 955 tarih 15 ve K.sani 927 tarih 32 sıra numaralı tapu kapsamında olduğu ve 4 parçaya ayrıldığından …ve ark. adına tespit edilerek,2/3/1959 tarihinde kesinleşmekle tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır
Mahkemece, 261 ve 1401 sayılı parsellerde ölü davalı … … …’ın payı yönünden davanın reddine, 1401 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 6568.08 m2 bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Mahkemece 29.03.2001 tarihinde yapılan 1. keşifte bilgisine başvurulan Orman Yüksek Mühendisi bilirkişiler … … ve … … ile Harita Mühendisi Bilirkişi … tarafından düzenlenen 21.05.2001 tarihli raporda çekişmeli 1401 sayılı parselin krokisinde (A) ile gösterilen 1700 m2 bölümünün 91 ila 97 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile 1938 yılı orman tahditi içinde, (B) ile gösterilen 6568.08 m2 bölümünün ise aynı sınır hattı ile orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmiş, taşınmazın öncesinin ne olduğu, fiili durumu ve bitki örtüsü konusunda açıklama yapılmamış, aynı bilirkişi kurulunun 31.005.2002 tarihli ek raporunda ise taşınmazın 6427 film numaralı … fotoğrafında, orman sınırları içinde kalan bölümünün orman ağaçları ile kaplı alan, orman sınırları dışında kalan bölümünün ise içinde bina ve tesislar bulunmayan alan olarak görüldüğü bildirilmiş, 29.04.2004 tarihli keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişiler … …, … … ve …tarafından düzenlenen 15.02.2005 tarihli raporda ise; çekişmeli 1401 sayılı parselin otalama eğiminin %15 olduğu, üzerinde böğürtlen, kestane, gürgen gibi ağaçlar bulunduğu, ayrıca bu ağaçların tahrip edilmesi sonucu taşınmazın akçakesme, böğürtlen gibi orman refakat florası ile kaplı olduğu doğu ve güney batısının bir bölümünün tan kapalılıkta orman ile çevrili olduğu kuzeydeki büyükçe bir bölümünde ise orman örtüsü ve yapı bulunmadığı, 1938 yılı orman kadastrosunda çekişmeli 1401 sayılı parselin 1700 m2 bölümünün orman sınırları içinde bırakıldığı, 6568.08 m2 bölümün ise orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmiştir. Sözü edilen bilirkişi raporlarına ekli orman sınır hattına irtibatlı krokiler yeterince orman sınır noktası içermediğinden denetimi olanak vermediği gibi, 1985 yılında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki hatların uyumsuz olduğu gözlenmektedir.
Bundan başka, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosunun 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve kesinleşmekle Mart 1947 tarih ve 118 numarada tescil edildiği, bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece devlet ormanlarının belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu haritalar ve tutanaklar yeterli olmayıp, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususta araştırma yapılmamıştır.
Yine, dava konusu taşınmazın yakınında bulunan ve 80 sayılı parselden ifraz edilen 261 sayılı parsel 1958 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 79 parsele de uygulanan kök tapuya dayalı olarak tespit edildiği ve davacı hazine tarafından 261 sayılı parsel hakkında tapu maliki aleyhine tapu iptali ve tescili istemiyle açtığı davada yapılan yargılama sonucunda, Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/11/2004 gün ve 2002/357 – 2004/583 sayılı kararı ile 260 parsel sayılı taşınmazın 19.402,71 m2 ve 4024.58 m2 yüzölçümündeki bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline, 1322.71 m2’lik bölüm yönünden ise, davanın reddine karar verildiği, önce onanan kararın Hazine vekilinin karar düzeltilme yoluna başvurması üzerine Dairenin 21/4/2006 gün ve 2006/3087-5446 sayılı kararı ile (Karara dayanak alınan bilirkişi raporuna eklenen krokili raporda, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumu açıklanmadığı, orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmediği gibi 1985 yılında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki hatların uyumsuz olduğu, ayrıca Hazinenin, 3402 Sayılı Yasanını 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabileceği, yörede ilk orman tahdidinin 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece devlet ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu haritalar yeterli olmadığı, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi, yani Hazinenin çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu yolunda iddiada bulunduğundan taşınmazın 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre durumunun belirlenmesi gerektiği nedeniyle bozulduğu anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece,aynı kök tapudan ifraz edilen diğer parseller hakkında Orman Yönetimince açılmış başka dava bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi, temyize konu 1401 sayılı parsel hakkında Hazinenin aynı iddia ile açtığı dava bulunup bulunmadığı araştırılarak davaların birleştirilip birlikte görülmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru değildir.
4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilmiş ormanların bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazlarla ilgili Hazine tarafından Asliye 1. ve 2. Hukuk mahkemelerinde dava olup olmadığı Orman Yönetimi ve Hazine ile Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak varsa usul ekonomisi yönünden Orman Yönetimi ve Hazinenin açtığı dava dosyaları birleştirilmeli, yine ölü davalı … … …’ın 261 ve 1401 sayılı parsellerdeki payı yönünden açılmış davalar varsa bu dosya ile birleştirilmeli, aynı parselin bir kısım paylarının orman, bir kısım payın özel mülk olarak tapuda kayıtlı olması tapu tekniğine uygun olmadığından kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle Orman Yönetimine … … … mirasçıları aleyhine dava açıp bu dava ile birleştirilmesi konusunda önel verilmeli, orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 1985 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritasının orjinalinden renkli fotokopisi … fotoğrafları ve amenejman planı bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da … ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları, yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir. 1938 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli 1401 parsel sayılı taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Böylesine yapılacak uygulamada taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa, eski memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1985 yılında yapılan devlet ormanların aplikasyonu ve 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte orijinal renkli memleket haritası örneği üzerinde konumu gösterilerek rapora ekletilmeli ve 1938 yılı orman tahdidi dışında kalan bölümün eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirlenirse o bölümle ilgili Yönetimin davası da kabul edilmeli, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde … 261 sayılı parselin tamamı ile 1401 sayılı parselin ekli 28.10.2004 tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1700 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün davalılar tarafından temyiz edilmediğinden, 261 sayılı parselin tamamı ile 1401 sayılı parselin krokisinde (A) ile gösterilen 1700 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin hükmün kesinleştiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli … 1401 sayılı parselin 28.10.2004 tarihli krokide (B) ile gösterilen 6568.08 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 02.05.2008 günü oybirliği ile karar verildi.