YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2308
KARAR NO : 2008/6652
KARAR TARİHİ : 30.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 7 parsel sayılı 10.338 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu; Orman Yönetimi ise, orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmışlar, iki dava birleştirildikten sonra mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve dava konusu parselin 13.09.2007 havale tarihli krokisinde (A) işaretli 294.88 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) işaretli 10.043 m2 bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan orman bilirkişi raporunda, eski tarihli resmi belgelerin yöntemince yerine uygulanması sonucu çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan, kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu doğru olarak saptanmışsa da dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı bölgenin önceden Rum yerleşim yeri olduğu, sonradan bir kısmının Hazine tarafından iskan-tevzi edilmek suretiyle kişiler adına tapu kayıtları oluşturulduğu, daha sonra yapılan arazi kadastrosu sırasında bir kısım parsellerin bu tapu kayıtları revizyon gösterilerek kişiler adına tespit edildikleri gözlenmiştir. Fen bilirkişi taşınmazın 453 numaralı tevzi parseli içinde kaldığını bildirmişse de taşınmaza tevzi yoluyla tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı, tevzi öncesinde kimlere ait olduğu, zilyetlerinin bu taşınmazları hangi biçimde sahiplendikleri, kaçak ve yitik kişilerden ya da yöreden göç eden Rumlardan kalma yerlerden olup olmadıkları yolunda araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2006/74 dairenin 2008/2684 sayılı dosyasında dava konusu olan aynı köy 125 ada 23 parsel ile daha önce temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2004/149, Dairenin 2006/6511 sayılı dosyasında davaya konu olan 102 ada 9 parsel hakkında verilen kararlar da eksik incelemeye işaret edilerek bozulmuştur.
Bu nedenle; mahkemece iskan ve tevzi yoluyla taşınmaz dağıtımına ilişkin tevzi haritası belirtme tutanakları yerel bilirkişi ve fen elemanı aracılığı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu alana uygulanarak, tevziye tabi tutulan alanda kalmıyorsa ne gibi işleme tabi tutulduğu hususu belirlenmeli, çekişmeli taşınmaz hakkında tevzi tapusu oluşturulmuşsa tapu kaydı komşu parsel dayanak kayıtlarından yararlanmak ve değişmez sınırdan başlamak üzere 3402 Sayılı Yasanın 20/c ve 32/3 maddeleri gereğince uygulanmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli kroki tanzim ettirilmeli, yerel bilirkişilerden tevziye tabi tutulan alanın öncesinde Rumlar tarafından kullanılan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, bu husus tapu kayıtlarının evveliyat belgeleri ile denetlenmeli, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan taşınmazlardan olduğu saptandığı taktirde, yasa gereği bu nitelikteki yerlerin zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağı gözetilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 30/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.