YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/592
KARAR NO : 2008/5237
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2006 gün ve 2006/9838-13323 sayılı bozma kararında özetle; “Bozma kararından önce kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasınan dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu Orman Bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda çekişmeli parselin 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında olduğu, 4785 Sayılı Yasa ile devletleşen ormanlardan olduğuna dair bulguya rastlanmadığı bildirilmişse de, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlenmediğinden ve 4785 Sayılı Yasa ile devletleşen ormanlardan olup olmadığı eski tarihli haritaların uygulanması suretiyle belirlenmeyip soyut görüş olarak bildirildiğinden, raporun taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içinde kalıp kalmadığı yada 4785 Sayılı Yasa ile devletleşen yerlerden olup olmadığını belirlemekte yetersiz kaldığı, diğer taraftan, mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen jeolog ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla, davacı …’nın davasına konu (A) ile gösterilen 9556 m2 yüzölçümündeki çekişmeli taşınmazın, dere yatağı olmadığı, toprağın verimi artırmak için çekildiği, bu bölümler için davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de; Gerek bozma öncesinde Jeolog Bilirkişi …, gerekse bozmaya uyularak yapılan keşifte görüşüne başvurulan Jeolog Bilirkişi … ve ziraat uzmanı bilirkişi … tarafından düzenlenen müşterek raporda çekişmeli taşınmazın öncesinin … çayı taşkın yatağı olduğu, ancak yörede taşkın önleme projeleri ve seddelerin yapıldığı 1960 yılından sonra bir daha taşkına maruz kalmadığı ve çay yatağı olmaktan kurtulduğunun bildirildiği, tanıklar … ve … davacının, at arabasıyla toprak getirerek ağaçları etrafına döktüklerini, bunu verimi artırmak için yapmadıklarını, önce taşınmazın verimini artırıp sonra toprak döktüklerini, Yerel Bilirkişi … davacı ve babasının traktör ile toprak taşıyıp ağaçların etrafını doldurduklarını, taşınmazın diğer bölümlerinin ise taşlar ve çalılarını temizleyerek tarım alanı haline getirdiklerini, Ziraat Uzmanı bilirkişi ise sadece dikilen ağaçların boğazının doldurulması ve veriminin artırılması amacıyla yapıldığını bildirdikleri, mahkemece bu çelişkiler giderilmediği, Çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu havzanın … çayı havzası ve eski dere yatağı olduğunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu taşınmazın dere yatağı özelliğini kayıp edip etmediği ve ıslah edilip edilmediği yönünde olduğu, Dosya içinde bulunan ve Devlet Su İşleri Şube Müdürlüğünün, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı, Antalya Batı Antalya Emlak Müdürlüğüne yazdığı 09.01.1998 tarih B 15 1 DSİ 1 13 03 00/124.1/16/295 sayılı yazıda “… Mahallesi sınırı içerisinde bulunan … Çayı seddelerinin 1967 ila 1970 yılları arasında inşa edildiği, aradan geçen zaman içerisinde ihtiyaca göre dere yatağı ıslahı kapsamı içerisinde bakım ve onarım çalışmalarının yapıldığı…”, yine DSİ Bölge Müdürlüğünün 20.12.2004 gün ve B 15 1 DSİ 1 13 08 00/293/1259-8508 sayılı yazısı ile … köyü … deresi taşkın koruma sedde çalışmalarının 1959 yılında başlandığı, ancak yıllar itibariyle taşkından zarar gören seddelerin tamir edilerek bakım onarım çalışmalarının devam ettiğinin bildirildiği, bu nedenle çekişmeli taşınmazın halen taşkın tehditi altında olan dere yatağı olduğu, yapılan seddenin taşkından korumak için sürekli güçlendirilip yenilendiği, dere ıslah projesinin henüz kesin nitelikte bir proje olmadığı, taşınmazın halen … Çayı taşkın sahasında ve sel tehditi altındaki dere yatağı olduğu bu özelliğinin değişmediği, bu nedenle taşınmazın bu haliyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği Açıklanan husus gözetilerek davaların tümden reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar … ve Nurten Esen tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713.. maddesi hükmü uyarınca Genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış, tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde 1941 yılında askı ilanı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 03.05.1956 – 04.06.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Çekişmeli parsel bu işlemde çay yatağı olarak tapulama dışı bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Taşınmazın şehir nazım imar planı dışında kaldığı belirlenmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 03/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.