Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1408 E. 2008/6582 K. 29.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1408
KARAR NO : 2008/6582
KARAR TARİHİ : 29.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 05.06.2000 tarihinde açılan davada … tarafından … İlçesi, … Köyü 20 ve 21 sayılı parsellerin batısında köy boşluğu olarak tespit dışı bırakılan 390.39 m2’lik taşınmazın adına tescili istenmiş, mahkemenin 2001/85-1165 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda taşınmazın yörede yapılıp 1989 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında tespit dışı bırakıldığı; bu tarihten davanın açıldığı 05.06.2000 tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Hazine, 27.08.2003 tarihinde hasımsız olarak açtığı davada bu yerin 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu; idari yoldan Hazine adına tescilinin sağlanamadığını ileri sürerek taşınmazın Hazine adına tescilini istemiş; mahkemece idari yoldan tescil olanağı bulunduğu gibi, Orman Yönetimi hasım gösterilerek de dava açılabileceği, oysa davanın hasımsız açıldığı, ıslah yolu ile de olsa Orman Yönetiminin hasım gösterilemeyeceği gerekçesi ile dava şartı gerçekleşmeyen davanın reddine karar vermiştir. … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2003 tarih 2003/860-1037 sayılı bu kararı da Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiş; bu kez Hazine tarafından Orman Yönetimi hasım gösterilmek suretiyle temyize konu dava açılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 390.39 m2’lik taşınmazın arsa vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1979 yılında yapılıp 18.06.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; Hazine çekişmeli yerin kesinleşen 2/B madde uygulama alanında kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yörede yapıldığı ileri sürülen orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek uygulanmamıştır. Orman araştırması uzmanlık gerektiren bir konu olup bu konunun uzmanı serbest orman mühendisleridir. Uzman olmayan fen elemanları tarafından düzenlenen rapor uyuşmazlığın çözümünde yetersiz kalır. Raporda yer alan “tescil dosyasında düzenlenen bilirkişi krokisinin doğruluğuna kanaat getirilmiş olduğundan, yeniden mahalline gidilerek aletle ölçüm yapılmasına gerek görülmemiştir.” ifadesinden de bilirkişilerce taşınmazın bizzat incelenip ölçümü yapılarak bunun sonucunda rapor hazırlamadıkları anlaşılmaktadır. Dosyada bir örneği yer alan paftadaki taşınmazın geometrik şekli ile bilirkişilerce düzenlenen krokideki şekli tamamen birbirinden farklıdır.
Taşınmaz paftasında yol olarak ayrılan bir taşınmazın devamı görünümündedir. Fen bilirkişilerince de yol boşluğu olduğundan söz edilmektedir. Bu nedenle … Köyü Tüzel Kişiliğinin davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmediği gibi çekişmeli yerin terk edilmemiş faal yol olması durumunda tapuya kaydedilmesinin mümkün olmadığı üzerinde de durulmamıştır. Taşınmaza komşu bulunan parsellere ait tutanaklar ile dayanakları getirtilerek uygulanmamış çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri denetlenmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi kurulu ve yerel bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, yukarıda değinilen yönler de gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 29/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.