Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2006/20795 E. 2007/838 K. 30.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/20795
KARAR NO : 2007/838
KARAR TARİHİ : 30.01.2007

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 30.000 YTL’nin manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat ….. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve yetki belgesi vermekle birlikte vekaletname ibraz etmediğinden bahisle reddolunan bölüm üzerinden davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davalı yararına avukatlık ücreti verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Yargılama gideri olarak avukatlık ücretine karar verilmesi için vekilin duruşmalara girmesi zorunlu değildir. Vekilin yazılı ya da sözlü hukuki yardımının gerçekleşmesi halinde avukatlık ücreti verilmelidir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi düzenlediği, yetki belgesinin sunulduğu, 11.12.2003 ve 25.3.2004 tarihli duruşmalara katıldığı, yetki belgesine esas vekâletnamenin de dosyaya celp edilen İzmir 3.İş Mahkemesinin 2002/1208E sayılı dosyası içerisinde bulunduğu görülmüştür. Hal böyle olunca reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinin tümüyle silinerek yerine “ Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 10. maddesi gereğince 2.080,00-YTL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak vekille temsil edilen davalıya verilmesine” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, davalı yararına takdir edilen 450.00 YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,30.01.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.