YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2641
KARAR NO : 2009/7709
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi ile ihbar edilenler … ve … Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.05.2008 gün ve 2008/2810-6682 sayılı kararında çekişmeli parselin 01.06.2007 gün günlü … bilirkişi krokisinde (R) ile gösterilen 212 m2 bölüme ilişkin hüküm onanmış, aynı krokide (P) ile gösterilen 270 m2 bölüm için kurulan hüküm de “Çekişmeli … Köyü 9289 ada 4 sayılı parselin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulamasında … köyü 8 sayılı parselden ve 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan alanların tevhit ve ifrazıyla oluştuğu, 8 sayılı parselin yörede 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak Ölü … … adına tesbitinin itirazsız kesinleştiği, daha sonra yörede yapılıp 1989 yılında ilan edilen 2/B madde uygulaması sonucu 8 sayılı parselin kısmen orman rejimi dışına çıkartılma işleminin kesinleşmesi nedeniyle bu konuda tapu kaydı üzerine şerh verildiği, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve … bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, yörede 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonunda, … İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararıyla bu işlemin iptal edildiği, bu kez aynı bölümün, yörede 1988 yılında yapılıp, 15.12.1989 tarihinde kesinleşen, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, … Köyünde 1952 yılında çalışan I numaralı makiye ayırma komisyonunun, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu, ayrıca bu komisyonun, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için … tevzi işlemleri de yapılmadığı, bu nedenlerle makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, orman sayılan yerler ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194
-2-
2009/2641 – 7709
Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, H.G.K.’nın 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 sayılı, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 -258 sayılı ve aynı gün 1999/1-304 -260 ve 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açacağı iptal davaları 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, Hazine tarafından Davalılar … … ve arkadaşları aleyhine, … Köyü 8 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, yine kesinleşmiş 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemiyle açılan, … Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 1998/415 Esasına kayıt edilen davada, 23.12.1998 tarihli celsede Hazine vekili tarafından, davalarının … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 22.12.1998 tarihli rapora ekli krokide yeşile boyanarak gösterilen sahaları dava ettikleri, bu yeşil alan içinde kaldığı belirlenen bölümü dava ettiklerini, daha sonra imar uygulaması yapıldığını öğrendiklerini, buna göre 9277 ada 1 sayılı parselin (B) ile gösterilen 9284 ada 1 sayılı parselin (C) ile gösterilen bölümleri ile 9286 ada 1, 2, 3, 6, 7, 8, 9 sayılı parsellerin tamamını dava ettiklerini bildirdiği, mahkemenin, öncesi 8 numaralı kadastro parseli olan … köyü 9277 ada 1 sayılı parselin … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 23.12.1998 günlü krokisinde (A) ile gösterilen 5408 m2 bölümü ile yine yeşile boyanarak gösterilen 9286 ada 1, 2, 3, 6, 7, 8 ve 9 sayılı parsellere ilişkin davasının reddine
-3-
2009/2641 – 7709
ilişkin 23.12.1998 gün ve 1998/415-1153 sayılı kararının Hazine temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 04.03.1999 gün ve 1999/1921-2073 sayılı kararıyla onandıktan sonra kesinleştiği, 8 sayılı kadastro parseline ilişkin olarak tapu iptal tescil davası açıldığı halde, Hazine Vekilinin 8 sayılı kadastro parselinden müfrez diğer imar parsellerine ilişkin davadan vazgeçme yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, Hazine vekilinin beyanına bağlı kalınarak 8 sayılı kadastro parselinden müfrez imar parsellerinden sadece 9277 ada 1 sayılı parselin … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 23.12.1998 günlü krokisinde (A) ile gösterilen 5408 m2 bölümü ile yine yeşile boyanarak gösterilen 9286 ada 1, 2, 3, 6, 7, 8 ve 9 sayılı parsellere ilişkin olarak red kararı verilip, Hazine Vekilinin davasını sınırlandırmasına ilişkin beyanı yanlış anlaşılarak, 9284 ada 1 sayılı parselin krokisinde (C) ile gösterilen bölümüne ilişkin hüküm dahi kurulmamışsa da, bu kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, bu nedenlerle, Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 23.12.1998 gün ve 1998/415-1153 sayılı kararının sadece 9277 ada 1 sayılı parselin … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 23.12.1998 günlü krokisinde (A) ile gösterilen 5408 m2 bölümü ile yine yeşile boyanarak gösterilen 9286 ada 1, 2, 3, 6, 7, 8 ve 9 sayılı parseller yönünden Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturacağı, 8 sayılı kadastro parselinin çap krokisi içinde kalan ve 8 sayılı parselden ifraz edilen diğer imar parselleriyle, imar yollarının, bu arada çekişmeli 9289 ada 4 sayılı parsel yönünden dava ve karar konusu farklı olduğundan kesin hüküm oluşturmayacağı gözetilerek Çekişmeli parselin Harita Mühendisi Bilirkişi … tarafından düzenlenen 01.06.2007 tarihli ek krokide (P) ile gösterilen 270 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın da kabulüne karar verilmesi” gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın KABULÜNE, çekişmeli … köyü 9289 ada 4 sayılı parselin davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve … Bilirkişi … Aypar tarafından düzenlenen 01.06.2007 tarihli ek rapor ve krokide (P) ile gösterilen 270 m2 bölümün 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi ile ihbar edilenler … Büyükşehir Belediyesi ve … Belediyesi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama ve dosya kapsamına göre dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazların incelenmesiyle sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 482 m2 yüzölçümünde, tapuda davalı gerçek kişi adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, genel kadastroda 42400 m2 yüzölçümündeki … bahçesi niteliğiyle Aralık 1944 tarih ve 120 sıra numaralı tapu kaydı ve 92 yazım numaralı vergi kaydı esas alınarak Ölü … … mirasçıları adına tesbiti itirazsız kesinleşen … Köyü 8 sayılı parselin ve genel kadastroda 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı için tapulama dışı bırakılan alanların, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşturulmuş, genel kadastroda yol boşluğu olarak tapulama dışı bırakılan alanlar nedeniyle … Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiş, tashih ile … belediyesine geçmiş, davalı gerçek kişiye tahsis edilmiştir.
-4-
2009/2641 – 7709
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, çekişmeli taşımaz, 1946 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, 1963 yılında arazi kadastro ekiplerince bu durum gözönünde bulundurulmadan ikinci kez kadastrosunu yaparak o tarihde kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmaz hakkında sicil oluşturduğuna, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayalı Yasanın 22/1. maddesi hükümlerine göre ” Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934’üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edileceğine “, bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle TMY’nın 1026 (EMY. 934, İsviçre MY. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiğine, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre ikinci kadastronun bulunduğu hallerde uygulanamayacağına, karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 07/05/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.