Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13107 E. 2009/15737 K. 26.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13107
KARAR NO : 2009/15737
KARAR TARİHİ : 26.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, 15.10.2002 günlü dilekçesinde Anadolu … Köyü 76 sayılı parselin 1939 yılında yapılıp kesinleşen ve Hazine adına tescil edilen orman kadastro sınırları içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğundan davalı adına olan tapu kaydının iptaline, taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Orman Yönetimi Hazine yanında davaya katılmıştır. Mahkemece 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasayla değişik 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesi gereğince davanın HAK DÜŞÜRÜCÜ süre yönünden REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1939 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalıp, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 Sayılı Yasa hüükmlerine göre yapılan ilk orman kadastrosu ile 1987 yılında yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ve 1971 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanmasına göre, dava konusu taşınmazın kısmen 1939 yılında yapılıp kesinleşerek 3116 Sayılı Yasanın 13. maddesi gereğince kamu malı orman olarak Hazine adına tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz kısmen 1939 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince, ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı taşınmazı satın almışsa satış bedelini bu yeri kendisine satanlardan sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği, Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazların 05.11.2003 … ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5. maddesi gereğince “fiilen orman olduğunun Orman Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilmesi halinde, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis ve orman niteliğiyle Hazine adına tescil edileceği” hükümleri gözönünde bulundurularak mahkemece işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken aksine düşüncelerle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ile feri müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 26/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.