Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/599 E. 2023/1562 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/599
KARAR NO : 2023/1562
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile 24.06.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmiştir.

Kararın şikayet edilen alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; takip alacaklısının hiçbir alacağının olmadığını bu konuda menfi tespit davası açıldığını, taşınmazın kıymetinin düşük tespit edildiğini, içine yapılan masrafın göz önünde bulundurulmadığını, pandemi döneminde konut fiyatlarının olağanüstü arttığını, icra müdürlüğüne itiraz edildiği halde kıymet takdiri yapılmadan ihalenin yapıldığını, taşınmazın içine girilmediği için taşınmazın içi yapılmamış gibi ilana yazıldığını ve düşük bir bedel tespit edildiğini, satış ilanı ve şartnamesinde satışa konu taşınmazın önemli nitelik ve vasıflarının yazılmadığını, satış ilanının Belediye Başkanlığı ilan tahtasında 1 ay süre ile askıya çıkarılmadığını, satış ilanının ve kıymet takdir raporunun tüm ilgililere tebliğ edilmediğini, taşınmaz satış ilanının da usulüne uygun yapılmadığını, ihale esnasında güvenlik görevlilerinin demir kapıyı kilitli tutarak ihaleye katılımın olmasını engellediğini, satış sürelerine uyulmadığını, ihalenin tam saatinde bitirilmesi için acele edildiğini, taşınmazın düşük bedelle satıldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; alacaklının alacağına kavuşmasının engellenmesi amacıyla kötü niyetli olarak davanın açıldığını, ihalenin usule ve yasaya uygun olduğunu, ihalenin feshini gerektiren sebeplerin yasada sınırlı olarak sayıldığını, davacının neredeyse yasada sayılı tüm bu sebepleri gerekçe göstererek dava açmasının da kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, ihalenin feshi şartlarının mevcut olmadığını, taşınmazın ihale bedelinin hakkaniyete uygun olduğunu, kıymet takdirine ilişkin yasal sürede dava açılmadığını, davacının iddialarının doğru olmadığı iddiaları ile davanın reddine ve ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı (kaldırma) doğrultusunda dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi ek raporunda özetle; taşınmazın 10.10.2019 icra keşif tarihindeki değeri 232.000 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirildiği, anılan taşınmazın 230.000 TL bedelle ihaleye çıkarıldığı, mahkemece taşınmazın içine girilerek keşif icra edildiği, usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi ek raporu ile 10.10.2019 tarihi itibari ile taşınmazın değerinin 232.000 TL olarak belirlendiği ve 24.06.2021 tarihinde 240.010,00 TL bedelle ihale edildiği anlaşılmakla kıymet takdirinin düşük belirlendiği ve taşınmazın muhammen bedelin altında ihaleye çıkarıldığı anlaşıldığından davanın kabulü ile 9 numaralı bağımsız bölüme ilişkin 24.06.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve ihale alıcısı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf başvuru dilekçesinde; taşınmazın geçerli kıymet takdirine uygun olarak satıldığını, yeterli sayıda kişinin ihaleye katıldığını, ihaleye fesat karıştırılmasının söz konusu olmadığını, kıymet takdirinin 232.000,00 TL olarak belirlendiğini, taşınmazın 240.010 TL’ye satıldığı, satışta zarar unsurunun oluşmadığı iddiaları ile anılan kararın kaldırılması talebinde bulunmuştur.

İhale alıcısı istinaf başvuru dilekçesinde; taşınmazın geçerli kıymet takdirine uygun olarak satıldığını, yeterli sayıda kişinin ihaleye katıldığını, ihaleye fesat karıştırılması durumunun söz konusu olmadığını, kıymet takdirinin 232.000,00 TL olarak belirlendiğini, taşınmazın 240.010 TL’ye satıldığı, satışta zarar unsurunun oluşmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; 230.000 TL muhammen bedelli taşınmazın 240.010 TL’ye ihale edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde fesih nedeni olarak ileri sürdüğü kıymet takdirine ilişkin itirazları değerlendirilerek Dairelerinin kaldırma kararı sonrasında mahkemece alınan ek raporda taşınmazın değerinin 232.000 TL olarak belirlendiği, mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması nedeniyle ilk derece mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ihale alıcısı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İhalenin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, tüm tebligatların yasanın amir hükümlerine uygun olduğunu, ihaleye fesat karıştırılması durumu olmadığını, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde ihale edildiğini, davacının kıymet takdirine itirazının süresinde olmadığını, davacının takipte yapılan işlemlerin muhatabı olmadığını, zarar unsuru oluşmadığını, taşınmazın ihale bedelinin alınan tüm raporlarda belirlenen değerin üzerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2. İİK 134 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.