YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6759
KARAR NO : 2009/8389
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Beldesi, … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni yasının 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adlarına tescilini istemişler, mahkemece, tespit tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap süresi dolmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılan ve 22.09.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1990 yılında yapılmış ve sonuçları 07.06.1991 – 08.07.1991 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmemiştir.
Davaya konu taşınmaz, 1990 yılında yapılan genel kadastro sırasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle ORMAN niteliğiyle tespit dışı bırakılmış ve işlem kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dişi bırakılarak orman olduğunun belirlenmesi olgusu karşısında taşınmazın orman olmadığı, ancak yörede yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilecek ve tahdidin kesinleşmesi tarihi zilyetliğin başlangıcına esas olacaktır. Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden o tarihe kadar süren zilyetliğe değer verilemeyecektir (H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183 – 187 sayılı kararları da bu yöndedir). Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 1994 yılında yapılmış ve 22.9.1994 tarihinde ilan edilerek 22.3.1995 tarihinde kesinleşmiş ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır. Taşınmazın Medeni yasanın 713 maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, genel arazi kadastrosu ve orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda toplanan delil ve belgelere göre, taşınmazın genel arazi kadastrosu sırasında tespit dışı bırakılma işlemi ile orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışına çıkarılma işleminin yapılıp kesinleştiği 09.07.1991 ve 22.03.1995 tarihleri ile temyize konu davanın açıldığı 24.04.2007 tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmamış olup,
-2-
2009/6759-8389
kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden ve davanın reddine dair verilen karar da bir isabetsizlik bulunmadığından davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/05/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.