YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5400
KARAR NO : 2009/7735
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi ve davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 gün ve 2007/10424-10476 sayılı bozma kararında özetle “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, yörede yapılan makiye ayırma işlemine, komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı ve çalışmadığından değer verilemeyeceği gibi, yapılan işlemin orman rejimi dışına çıkarma işlemi olmadığı, yörede 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılan orman kadastrosu ile sadece devlet ormanlarının belirlendiği, yörede daha sonra 4785 sayılı yasa hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmadığı bu nedenle bu haritanın uygulanması suretiyle çekişmeli taşınmazın devletleşen orman alanlarından olup olmadığının belirlenemeyeceği gibi bu tahdidi yok sayan ve yeniden yapılan 1976 yılındaki orman kadastrosu ile daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde bırakılan alanların orman sınırları dışında bırakılmasının hukuken değer taşımayacağı, 1990 yılında mutabakat zaptı adı altında düzenlenen tutanak ve haritaya da değer verilemeyeceği, bu nedenlerle önceki bilirkişiler dışında üç uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, 1942 orman kadastrosu, 1952 yılı makiye ayırma işlemi, 1976 yılında yapılan orman kadastrosu 1988 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B işlemine ilişkin tüm tutanak ve haritalar ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip, yöntemince uygulanarak, en az 10-15 adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına irtibatlı krokisinin düzenlettirilmesi, sözü edilen çalışmalarda ne işlem gördüğünün saptanması ve bu çalışmalarda üretilen haritalar ile irtibatlı krokisinin düzenlettirilmesi 1942 yılında orman sınırları içinde bırakılan bir yerin daha sonraki çalışmalarda orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işleme değer verilemeyeceği, ancak 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu sınırları dışında bırakılan taşınmazların 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman olarak sınırlandırılabileceği, Hakem kararının Vakfılar Yönetimine ait tapu kaydı kapsamında kalan yerler için hüküm ifade edeceği gözetilerek bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli … Köyü (Mahallesi ) 1080 sayılı parselin … bilirkişi … tarafından düzenlenen krokide (A) ve (B) ile gösterilen 2842 m2 bölümün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (C ) ile gösterilen 1151 m2 bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından taşınmazın (B) ile gösterilen 2842 m2 yüzölçümündeki bölüm, Orman Yönetimi tarafından da taşınmazın (C) ile gösterilen 1151 m2 bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın daha sonra arazi kadastrosu yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tesciline ilişkindir.
-2-
2009/5400-7735
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahditin aplikasyonu ve … … Vakfının tapulu taşınmazları yönünden … Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahditi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, Çekişmeli taşımaz, 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, 1989 yılında arazi kadastro ekiplerince bu durum göz önünde bulundurulmadan ikinci kez kadastrosunu yaparak o tarihde kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmaz hakkında sicil oluşturduğuna, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayalı Yasanın 22/1. maddesi hükümlerine göre ” Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934 üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edileceğine”, bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle TMY’nın 1026 (EMY. 934, İsviçre MY. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiğine, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre ikinci kadastronun bulunduğu hallerde uygulanamayacağına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 07/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.