YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8588
KARAR NO : 2023/17151
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2010 tarihli kararıyla sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar 26.10.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Sanığın, denetim süresi içinde 28.11.2014 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı almış olduğu cezanın kesinleşmesiyle Mahkemeye yapılan ihbar üzerine sanık hakkındaki dosya yeniden ele alınarak, önceki hüküm aynen açıklanmıştır.
Tebliğnamede, hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hukuka ve kanuna aykırı verilen kararın bozulmasına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, yol uygulaması sırasında kendisinden kimlik isteyen polis memurlarına söylediği “.gö…nüz kalktı, polis olmaynan” biçimindeki sözüyle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, sanık savunması, katılanlar ile tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın sübut bulan suçtan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Nedenleri Yönünden
Şikayetçi polis memurlarının atılı suçun işlendiğine dair beyanları, bu beyanlarının olay tutanağı ile uyumlu olması ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
1.Temel cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenmesi gerekirken aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi uyarınca tayin edilmesi,
2.5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, polis aracında işlendiği kabul edilen hakaret suçunda, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
3.Bozma sebebine uyulması ve hakaret suçunun alenen işlenmediğinin kabul edilmesi halindeyse, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.