YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6683
KARAR NO : 2009/8459
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 50 parsel sayılı 507.38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parselin tesbit gibi ham … niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. Maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre; mahkemece yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporunda, davalı taşınmazın eğiminin % 40 olduğu, üzerinde dağınık meşe ve gürgen ağaçlarının olduğu, bu ağaçların taşınmazın … yıllar boş kalması nedeniyle, meşe tohumlarının çeşitli faktörler etkisiyle parsel üzerine taşınması suretiyle oluştuğu, orman sayılan yerlerden olmadığı bildirilmiştir. Ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın terk edilmiş boş arazi niteliğinde ve üzerinde dağınık halde meşe ağaçları olduğu, toprağının hiçbir zaman işlenmediği, eğiminin yüksek olması nedeniyle … muhafaza karakteri taşıdığı bildirilmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi, orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağının öngörmüştür. Bilimsel ve teknik olarak arazi eğiminin % 12’den fazla olması halinde o arazi kesimi erozyonla karşı karşıya kalacağından, … muhafaza karakteri taşıdığı kabul edilmesi gerekir. Hal böyle olunca; taşınmazın saptanan bulgulara göre 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamı dışında olup, memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumuna göre güneyindeki ve batısındaki ormanın devamı niteliğinde ve halen de eylemli olarak orman sayılan yer olduğu düşünülerek, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
Öte yandan orman bilirkişinin taşınmaz üzerindeki dağınık halde bulunan meşe ağaçlarının tohumlama yolu ile etraftan geldiği şeklindeki açıklamalarına itibar edilemeyeceği zira, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, davalı taşınmazın eğiminin % 40 olduğu ve üzerinde dağınık şekilde meşe ve gürgen ağaçlarının bulunduğu görülmektedir. Kaldı ki; meşe ağacı tohumunun, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün olmadığı, yerleşik bilimsel
-2-
2009/6683-8459
görüşlerce tartışmasız kabul edildiği, dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ve gürgen ağaçlarının % 40’lik eğim ile birleştiğinde taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde tanımı yapılan ve orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerektiği, orman sayılan bu tür yerlerdeki meşelerin insan … ile zaman zaman kesilip ortadan kaldırılması halinde dahi daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana gelmesinin bilimsel olarak mümkün olduğu, belirtilen bilimsel açıklamalar da nazara alındığında, mahkemece davacı … Yönetiminin davasının kabulüne, taşınmazın orman niteliği ile tescile karar verilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek ham … niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25.05.2009 günü oybirliği ile karar verildi.