Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/1048 E. 2023/1211 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1048
KARAR NO : 2023/1211
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 19.09.2006 tarihli inşaat sözleşmesine göre, davalının müvekkili idareye karşı eksik ve ayıplı işlerden sorumlu olduğunu, proje kapsamında işyeri satın alan dava dışı …-… tarafından müvekkili aleyhine açılan dava sonucunda müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını ve müvekkilinin 99.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu icra dosyasına sunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalarak 99.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile birlikte iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.07.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/495 Karar sayılı kararı ile dava konusu alacağın dayanağı olan mahkeme ilamının karar tarihinin, iflas tarihinden sonra olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2017/332 Esas, 2020/3484 Karar sayılı kararıyla, somut olayda, taraflar arasında imzalanan 19.09.2006 tarihli inşaat sözleşmesi uyarınca davalı tarafın eksik ve ayıplı işlerinden ötürü davacıya karşı sorumlu olduğu, dolayısıyla, dava konusu alacak davalı şirketin iflasından önceki eylemlerinden kaynaklanmakta olup, davacı tarafın kayıt kabul davasına konu alacağının davalı şirketin inşaatı eksik bıraktığı tarihte oluşmuş olmasına göre, iflas öncesi alacak olarak değerlendirilip, nizalı alacak olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece masa alacağı olarak kabul edilip, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, davacı yararına bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında açıklandığı üzere, davacı idare ile dava dışı tüketiciler arasında devam eden davanın, davacı aleyhine sonuçlanma ihtimali bulunduğu, bu alacağın davalı … şirketin masasına nizalı alacak olarak kaydı gerektiği, davacının iflas masasına yaptığı başvuru miktarının 58.621,38 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 58.621,38 TL’nin iflas masasına nizalı alacak olarak kaydına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava dışı tüketiciler tarafından başlatılan ilamlı icra takibi üzerine, icra dosyasına 103.452,43 TL ödeme yaptıklarını, eldeki davayı 99.000,00 TL üzerinden açtıklarını, mahkemece hatalı gerekçeyle 58.621,38 TL’nin iflas masasına kaydına karar verildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kayıt kabulü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428, 439/2 maddesi ile İİK’nın 195 ve 235. maddeleri
2. İİK’nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Asıl alacağa iflastan sonra da, faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki pragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava kayıt kabul istemine ilişkindir. İİK’nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır.
Somut olayda, davacı taraf mahkeme ilamına dayalı 58.621,38 TL alacağının dava tarihi olan 10.10.2012 tarihinde işleyecek faizi ile birlikte iflas masasına kaydı için başvuruda bulunmuş, 06.01.2016 tarihinde açtığı işbu davayı ise icra takip dosyasına sunduğu teminat mektubunun miktarı olan 99.000,00 TL üzerinden açmıştır. Davalı şirketin iflas tarihi 12.06.2013 tarihidir. Her ne kadar davacı taraf teminat mektubunu sunduğu tarihe kadar oluşan işlemiş faiz ve icra takip masraflarını da kapsayacak şekilde talepte bulunmuş ise de az yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince bu talebi yerinde olmayıp, alacağının iflas tarihi itibariyle ulaştığı miktarın hesap edilerek hüküm altına alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece, ana para alacağı ve alacağın doğduğu 10.10.2012 tarihinden, iflas tarihi tarihi olan 12.06.2013 tarihine kadar işlemiş faizi ve icra takip masrafları da dahil olmak üzere davacı alacağı hesap edilerek, iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, salt ana para tutarı olan 58.621,38 TL’nin iflas masasına kaydına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.