YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10076
KARAR NO : 2009/11841
KARAR TARİHİ : 14.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 1278 parsel sayısı ve 3074 m2 yüzölçümüyle kadastro tespiti yapılan ve sınır değişikliği ile … Köyü 968 parsel numarası verilen taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1976 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1987 yılında 6831 Sayılı Yasanın2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesine 5841 Sayılı Yasa ile eklenen hüküm gereğince on yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hiçbir keşif ve uygulama yapılmadan 3402 Sayılı Yasanın 5841 Sayılı Yasa ile değişik 12/3. maddesine göre Hazinenin açtığı davanın 10 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyaya getirtilen orman kadastrosuna ilişkin evraklardan çekişmeli taşınmazın bulunduğu Eski Topçalı … … Köyünde 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesine göre yapıldığı ve ilan edildiği, yine 2896 Sayılı Yasaya göre 2/B madde uygulaması yapıldığı, 3302 Sayılı Yasaya göre 1987 yılında ise, evvelce sınırlaması yapılmış olup ta herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ile 2/B madde uygulaması 12 Nolu Orman Kadastrosu tarafından yapılıp, sonuçlarının 3302 ve 3373 Sayılı Yasalara göre 21.07.1987 tarihinde ilan edildiği ve kesinleştiği, dava konusu 1278 parsel numaralı taşınmaz dosyaya getirtilen haritada kırmızı … 2/B madde alanında kaldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; mahkemece ilk tahdide 1744 Sayılı Yasa 2. Madde ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2/B madde uygulamalarına ilişkin çalışma tutanaklarını ve orijinal renkli tahdit haritalarını getirterek keşif ve uygulma yapmamıştır.
Her ne kadar; yörede 1978 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmaza Ağustos 1978 tarih 60 numaralı tescil ilamı sonucunda oluşan tapu kaydı revizyon gösterilmek suretiyle … Uzundemir adına tespit ve Kadastro Mahkemesinde kişiler arasında görülen dava sonucu … … adına tescil edilmiş ve daha sonra satış sonucunda davalı … adına 2005 yılında tescil edilmişse de, öncesi orman olan taşınmazda Orman Yönetimi taraf olmadan ve orman araştırması yapılmadan oluşturulan bu tapu kaydı Orman Yönetimini bağlamayacağı gibi, somut olayda; davacı Hazinenin dava sebebi de değişiktir. Hazine, arazi kadastrosundan sonra yapılan ve itiraz edilmeksizin kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemektedir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, bu uygulama sonucu dava konusu taşınmazın 21.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sınırları içinde kaldığı, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğunun anlaşılması halinde 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm
olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı göz önünde bulundurularak arazi kadastrosundan önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bulunan ve daha sonra nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/3. maddesi gereğince hali hazır niteliği ile kaydında “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer” belirtmesi de yapılarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.