Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16953 E. 2009/1558 K. 05.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16953
KARAR NO : 2009/1558
KARAR TARİHİ : 05.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.11.2006 gün 2006/12360 E.-2007/1855K. sayılı bozma kararında: “…Mahkemece 1. keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi Savaş … raporunda; çekişmeli 3, 4, 5 ve 22 nolu parsellerin ortalama yamaç eğimlerinin % 15 – 20 – 50 – 55 – 60 ve 70 arasında değiştiğini, memleket haritasında üzerlerinde yapraklı ve kısmen ibreli ağaçlar görüldüğü, toprağının orman toprağı niteliğinde ve orman sayılan yerlerden olduğunu, 10, 13, 14, 15 ve 16 nolu parsellerin ise ortalama eğiminin % 8-12 olduğunu, … muhafaza karakteri taşımadığını ve … toprağı niteliğinde ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş ve konumları elle … haritalar üzerinde işaretlenmiştir. Mahkemece hükme dayanak alınan ve 2. keşifte dinlenen orman bilirkişi …’nın raporunda ise; çekişmeli taşınmazların 1951 tarihli memleket haritası ve kadastral paftaların sayısallaştırılarak yapılan uygulamasında beyaz renkle gösterilen açık alanlar kapsamında kaldığını, … bütünlüğüne bakıldığında orman ağacı sembolleri bulunan yeşil renkte gösterilen alanların yer aldığını, yeşil renkli alanlar içerisinde orman içi açıklık kapsamında kaldığından orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ve memleket haritasında taşınmazların konumu sayısallaştırma yapılmasına rağmen … işaretlerle birlikte uygulama yapmadan gösterilmiştir.Her iki keşifte düzenlenen bilirkişi raporları birbiriyle çelişmekte ve yetersizdir. Birbiriyle çelişen ve yetersiz raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz. Yeniden yapılacak keşifte, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, dava konusu taşınmazların orman olmadığı anlaşılırsa, bu defa davacılar ve müşterekleri yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte aşlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davacıların belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları … olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyedlik nedenine dayalı olarak açtıkları başka tescil davalarının bulunup bulunmadığı Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.”gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava konusu 125 ada 16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın kısmen kabulü ile … bilirkişi Tayfun Kızılırmak’ın 12,6,2008 tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile gösterilen 15.059,85 m2’lik kısma son parsel numarası verilmek suretiyle tarla niteliği ile davacılar … … oğulları … …, … … ve Hubyar … adlarına tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 101.258,22 m2’lik kısma 125 ada son parsel numarası verilerek orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline,
Dava konusu 125 ada 10 ve 15 parsel sayılı, 1046,28 – 10.072,73 m2 yüzölçümlü taşınmazlara ilişkin davanın kabulüne, tapu kayıtlarının iptali ile tarla niteliği ile davacılar … … oğulları … …, … … ve … adlarına tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 101.258,22 m2’lik kısma 125 ada son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline,
Dava konusu 125 ada 3, 4, 5, 13, 14 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, taşınmazların orman niteliği ile hazine adına tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar orman yönetimi ve hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir .bozma kararında bilirkişilere hazırlatılacak raporda, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı denildiği halde, mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda memleket haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle birbiri üzerine aplike edilmediği, taşınmazların memleket haritasındaki konumlarının izlemeye ve denetlemeye imkan verecek şekilde gösterilmediği, taşınmazların memleket haritası üzerindeki konumlarının elle boyanmak suretiyle tahmini olarak gösterildiği, raporun bu haliyle yetersiz olduğu, ayrıca bozma kararında, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli denildiği halde bu yönde hiçbir araştırmanın yapılmadığı görülmüştür. O halde;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı,
öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, ayrıca dava konusu taşınmazların 6831 sayılı yasanın 17/1-2 maddelerine göre orman içi açıklığı konumunda olup olmadıkları da davalı oldukları anlaşılan komşu parsellerin sonuçlarına ve taşınmazların büyüklüklerine göre birlikte incelenmelidir.
Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, dava konusu taşınmazların orman olmadığı anlaşılırsa, bu defa davacılar ve müşterekleri yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte aşlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davacıların belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları … olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyedlik nedenine dayalı olarak açtıkları başka tescil davalarının bulunup bulunmadığı Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 05/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.