YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16834
KARAR NO : 2009/1565
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. Beldesi … Mah.109 ada 80 parsel sayılı 1306.35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden tarla niteliği ile … … adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tespitin iptali için dava açmıştır. Tespit maliki, birleşik dosya davacısı … … ise taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığı iddiasıyla komşu 109 ada 77, 75, 79 ve 81 parsel sayılı taşınmaz malikleri aleyhine dava açmıştır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu 109 ada 80 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Dava konusu 109 ada 80 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki … tarafından, mahkemenin 2006/256 esas sayılı dosyasında taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığı iddiasıyla komşu parsel maliklerine karşı başka bir davanın açıldığı, mahkemenin 2006/256 esas 2008/19 sayılı kararı ile dava dosyasının temyize konu 2006/279 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, ne var ki, birleştirmeden sonra birleşik dosya ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadığı, birleşik dosyada davalı olan 109 ada 75, 77, 79 ve 81 parsel sayılı taşınmazların tutanak asıllarının dosyada bulunmadığı, kadastro müdürlüğünün 18.8.2006 tarihli yazısında, 81 nolu parselin mahkemenin 2006/284 esas, 75 nolu parselin 2006/283 esas, 79 nolu parselin 2006/280 esas ve 77 nolu parselin 2006/281 esas sayılı dosyasında davalı olduğu, taşınmazların tutanak asılları bu dosyalarda olmasına rağmen bu dava dosyalarının birleştirilmesinin düşünülmediği, temyize konu taşınmazın bulunduğu dosya da ise hükmün sadece 109 ada 80 parsel sayılı taşınmaz yönünden kurulduğu, birleşik dosyada davalı olan parseller yönünden hüküm kurulmadığı, bu dosya davacı ve davalılarının karar başlığında gösterilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre, mahkemece öncelikle birleşik 2006/256 esas sayılı dosyada davalı olan komşu 109 ada 75, 77, 79 ve 81 parsel sayılı taşınmazların davalı oldukları dava dosyalarının bu dosya ile birleştirilerek, birleşik dosya davacısı …’ın 109 ada 80 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığı iddiası ile Orman Yönetiminin orman iddiasının birlikte araştırılması, oluşacak sonuca göre dosyada ileri sürülen bütün talepleri karşılayacak şekilde hüküm kurulması gerekir. Ayrıca; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Aynı gün Dairede temyiz incelemesi yapılan Mahkemenin 2006/270-257 esas sayılı dosyalarda dava konusu edilen 109 ada 108 ve 110 parseller ile bu parsellere komşu 107, 111 ve 112 parsellerin güney hudutları dereye bitişik olduğu halde, memleket haritası ile kadastro paftasının çakıştırılmasında yapılan kaydırma nedeniyle söz konusu taşınmazların güney sınırı ile … arasında büyükce bir mesafenin görüldüğü, bu haliyle raporun davaya konu taşınmazın orman niteliğini belirleme de kanaat verici olmayıp raporun doğruluğu hususunda tereddüt oluştuğu, yetersiz ve doğruluğu şüpheli olan raporun hükme esas alınamayacağı, ayrıca ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın … alanları içinde yer aldığı, … arazisi niteliğinde olduğu belirtildiği halde orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman niteliğinde olduğu, çevresindeki ormanlık alanlarla bütünlük oluşturduğunun belirtildiği, böylece ziraat bilirkişi ile orman bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğu, mahkemece bu çelişki giderilmeden, taşınmazın niteliği açık ve net bir şekilde belirlenmeden çelişkili ve yetersiz raporlara göre karar verildiği, yöreye ait en eski tarihli … fotoğraflarının getirtilerek uygulanmadığı görülmüştür. Kabule göre de, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda 1966 tarihli memleket haritasında, dava konusu taşınmazın kısmen açık, kısmen yeşil renkli alanda kaldığı, amenejman planında ise (NMBt) rumuzu ile simgelenen normal meşe baltalığı vasfındaki alanda kaldığı, memleket haritasında kısmen açık alanda ise de amenejman planında ormanlık alanda gösterildiğinden orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek taşınmazların orman niteliği belirlenirken memleket haritası ile çelişen ve bir yerin öncesinin orman niteliğini belirlemekte yalnız başına yeterli belgelerden olmayan amenejman planına üstünlük verilerek amenejman planına göre hüküm kurulması isabetsizdir. Bu nedenle; mahkemece yukarıda belirtilen işlemler yapıldıktan sonra, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.