YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17492
KARAR NO : 2023/2437
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2019/15020 Esas, 2021/5050 Karar sayılı kararı ile ”…Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Sanığın itirazı üzerine yapılan yargılamada, Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli kararıyla, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Firar etmesi için bir nedeni olamadığına,
2. Firar kastıyla hareket etmediğine,
3. Hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması üzerine, infaz hakimliğince hakkında verilen kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi kararına rağmen, en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayarak firar ettiğine ilişkindir.
2. Manisa İnfaz Hakimliğinin 27.10.2014 tarihli kapalı ceza infaz kurumuna gönderilme kararı dava dosyasında mevcuttur.
3. Manisa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.01.2015 tarihli kararıyla, sanık hakkında yakalama emri çıkartılmasına karar verilmiştir.
4. Kolluk tarafından düzenlenen 13.01.2015 tarihli yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve olgular bölümünün (4) numaralı bendinde belirtilen yakalama tutanağında, 13.01.2015 günü kendisinin arandığını öğrenen sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 293 üncü maddesinin ikinci cümlesinde belirlenen altı aylık süreden önce, kendiliğinden polis merkezi amirliğine gelerek teslim olduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında aynı maddenin birinci cümlesi uyarınca, kaçma süresi de gözetilerek, makul bir oranda indirim yapılması gerektiğinin nazara alınmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamına konu dolandırıcılık suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanmış ise de; hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre tekerrüre esas alınan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alındığında, tekerrüre esas alınan bu ilamda uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu hukuka aykırı bulunarak bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tehliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.