Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17574 E. 2009/1637 K. 09.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17574
KARAR NO : 2009/1637
KARAR TARİHİ : 09.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 203 ada 235 parsel sayılı 1621.91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tarla niteliği ile davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Karara dayanak alınan ve uzman bilirkişi kurulu tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 26.09.2008 tarihli rapora göre taşınmazın memleket haritasında “Beyaz renkli açıklık alan”içinde Orman Amenajman Haritasında taşınmazın bulunduğu yerin 173 nolu bölmede (Z)simgeli ziraat alanı içinde kaldığı,üzerinin bir yıllık otsu bitkiler ile kaplı,çevresinin devlet ormanı ile çevrili olduğu ve meylininde % 1 – 2 civarında olduğu belirtilmiş memleket haritasının düzenlenmesine esas teşkil eden eski tarihli … fotoğrafı incelenmemiştir. Çekişmeli 203 ada 235 sayılı parsele komşu 234 sayılı parsel kadastro çalışmasında tarla niteliği ile gerçek kişi adına 250 sayılı parsel orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş 243 sayılı parsel tespit tutanağı ise dosya içine getirtilmemiştir. Haritada dava konusu taşınmazın bir bölümü ormana bir bölümü ise açık renkte orman sayılmayan taşınmazlara komşu olarak görülmektedir. Uzman bilirkişi kurulunca hazırlanan rapor taşınmazın öncesinin orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemekte yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, ayrıca taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine göre orman içi açıklık olup olmadığı araştırılmalı, açıklık olduğu saptanırsa; bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak bulunmadığından ve öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar 6831 Sayılı Yasanın 1.maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayıldığından 17.maddede tanımı yapılan olgu öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içerdiğinden dava ret edilmeli yoksa oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan husular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.