YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5439
KARAR NO : 2009/8738
KARAR TARİHİ : 28.05.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2859 Sayılı Yasa gereğince yapılan yenileme kadastrosu sırasında … Köyü 134 ada 208 parsel sayılı … 6667.55 m2 (eski 5012 m2) yüzölçümündeki taşınmaz, davalılar murisi … adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın yenileme kadastrosu ile oluşan çapı içinde kalan bir bölümünün yörede kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin (B1) ve (B2) ile işaretli 62.09 m2 ve 1524.42 m2’lik bölümüne yönelik olarak tapu iptali ve tescil talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılamada uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen müşterek raporda yörede 1975 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının fotogrametrik yöntemle yapıldığı, Hamidiye Köyünde ilk tesis kadastrosunun 1995 yılında yapıldığı,ancak ölçümlerde esas alınan mevcut nirengi poligonlardaki konum ve sınırlandırma hatalarından dolayı zemindeki mevcut sınırların ve pafta sınırlarının birbirine uymadığı ve bu nedenle 2859 Sayılı Yasa gereğince yenileme çalışmalarının yapıldığı,orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanakları ile bu çalışmaya esas alınan … fotoğrafını uygulamaları sonucunda orman tahdit noktalarının belirlendiğini, buna göre çekişmeli 134 ada 208 parselin ise (B1) ve (B2) ile işaretli 62.09 m2 ve 1524.42 m2 bölümlerin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu, 2859 Sayılı Yasa gereğince yapılan çalışma sonucunda oluşan paftada ile ilk tesis kadastrosundaki farklılığın mevcut nirengi ve poligonlardaki konum hatalarından olduğunu, zemindeki kullanım ile yenilemedeki sınırların birbirine uygun olduğunu ve yenileme çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığını açıkladıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu rapor esas alınarak 2859 Sayılı Yenileme İşleminin Yasa ve Yönetmeliğe uygun olduğu kabul edilerek davanın reddine, çekişmeli 134 ada 208 parselin (B1) ve (B2) ile işaretli bölümlerinin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından bu bölümlere yönelik olarak ise tapu iptali ve tescil davası yönünden mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli ve yetkili Pozantı Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Ancak; uzman bilirkişilerce düzenlenen 27.10.2008 tarihli raporun ekindeki ek 2 nolu krokiye göre çekişmeli 134 ada 208 parselin 17, 18 ve 19 numaralı orman tahdit noktalarına göre tahdit içinde kalan alanlar sadece (B1) ve (B2) ile işaretli alanlar olmayıp daha geniş bir alandır. Bilirkişilerce (B1) ve (B2) ile işaretli olarak gösterilen bölümler ilk tesis kadastro çapı ile yenileme ile oluşan kadastro çapı
-2-
2009/5439-8738
arasında kalan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümlerdir. Ancak; eldeki dava hem yenileme kadastro işlemine itiraz hem de tapu iptali tescil davası niteliğinde bulunduğuna göre yenileme kadastro çapına göre çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümü yönünden aşağıdaki yasa maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, sadece ilk ve sonraki çap arasında kalan ve kesinleşen orman kadastro sınırı içindeki bölümle ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
2859 Sayılı Yasanın yenileme başlıklı birinci maddesi; “Teknik nedenlerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevkii yada ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftaları bu kanun hükümlerine göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi ve ilgili bakanın onayı ile yenilenir. Buna göre tapu sicilinde gerekli düzeltmeler yapılır” hükmünü taşımaktadır.
2859 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince yenileme tespitlerine yapılacak itirazlar ve komisyon kararlarına karşı açılacak davalar 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastro mahkemelerinde çözümlenir. Yine aynı yasanın 4. maddesi gereğince “yenileme yalnız teknik çalışmaları kapsar. Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz…”denilmektedir. Somut olayda, dava yenileme tespitine karşı askı süresi içinde açıldığından, 5. madde gereğince davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olup dava görevli mahkemede incelenmiştir.4. madde hükmüne göre kadastro mahkemesinin görevi, teknik çalışmaları kapsayan yenileme işleminin yasaya ve yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığını belirlemek suretiyle sadece bu konuda davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir. Paftaların yenilenmesine itiraz davalarında tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz. Bu hükümler gözönüne alındığında mahkemece yenileme işleminin yasa ve yönetmeliği uygun yapıldığı kabul edildiğine göre dosyanın uzman fenni bilirkişiye verilerek çekişmeli 134 ada 208 parselin yenileme kadastro çapına göre 17, 18 ve 19 numaralı orman tahdit noktalarına göre kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümünün yüzölçümünün belirlenmesi ile bu bölümleri yönelik olarak mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.