Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6408 E. 2009/10541 K. 23.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6408
KARAR NO : 2009/10541
KARAR TARİHİ : 23.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, 1962 yılında imar-ihya ederek zeytinlik haline getirdiği …Köyü, İNTEPESİ mevkiindeki taşınmazın zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının yararına gerçekleştiğini ileri sürerek adına tescilini istemiştir. Mahkemece,9720.48 m2 yüzölçümlü taşınmaz hakkında, davanın kabulüne ilişkin ilk hüküm davalı yönetimlerin temyizi üzerine, Dairenin 11.06.1998 tarih ve 1998/5616-6120 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında; hükme esas alınan bilirkişi krokisi ile tahdit haritasının çelişkili olduğu vurgulanmış, bu konuda yeniden uygulama yapılması gereğine değinilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece 21.05.1999 gün ve 998/221-1999/159 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, (A) harfi ile gösterilen 9423.68 m2’nin davacı adına tesciline karar …, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/06/2000 gün ve2000/4232-5373 sayılı bozma karırında özetle, (Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı ,dosyada bir örneği yer alan tahdit haritasında 512 ve 513 orman sınır noktaları arasındaki taşınmazı ilgilendiren hat, çalışma tutanağında da ifade edildiği gibi evvela kuzeydoğu yönünde ilerlemekte, sonra kırılarak güney-doğu yönünde düz hatla 513 orman sınır hoktasında sona erdiği,oysa hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi krokisinde bu hat, 512 orman sınır noktası 513 noktasından daha güneyde kalacak biçimde tek bir düz hat olarak gösterilmekle, harita ve çalışma tutanağındaki tahdit hattına tamamen aykırı olduğu ve,mahkemece bu çelişkiler üzerinde durularak giderilmediğinden yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 20.11.2001 gün ve 2000/243-2001/264 sayılı karar ile, davanın kısmen kabulüne, …Köyü, İntepe mevkii 06.06.2001 ve 09.11.2001 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokilerinde, sarıya boyanarak gösterilen 8322.71 m2 bölümün … ve incir bahçesi niteliğiyle davacı … Gök adına Medeni Yasanın 639. maddesi hükmüne göre tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/05/2002 gün ve 2002/2895 E.-5247 sayılı bozma karırında özetle, (bozmaya uyulmasına rağmen, gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi ve … elemanı tarafından düzenlenen müşterek rapora ekli krokide 511, 512 ve 513 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile bir örneği dosyada yer alan orijinal orman kadastro haritasındaki aynı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı farklı olup, bozma kararında da açıkça değinildiği halde, mahkemece bu farklılıklar üzerinde durulup çelişki giderilmediğinden,yeniden yapılacak keşifte orman kadastro tutanakları ve haritasıyla, tapulama paftasından yararlanılarak hazırlanan çekişmeli taşınmazın tescile esas krokisi yönetmelik ve teknik izahnamede belirlenen yöntemle usulünce zemine uygulanarak, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre konumu tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanması, bilirkişilere orman kadastro haritası ve tescile esas kroki ölçekleri eşitlettirilip birbiri üzerine aplike edilerek taşınmazın değişik açı ve mesafede bulunan en az 5-6 orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına irtibatlı, bilimsel verileri bulunan krokisi düzenlettirilmesi) gereğine değinilmiştir
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulü ile, davaya konu … bilirkişisinin 28/11/2005 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 5207,61 m2 yüzölçümündeki ve D ile gösterilen 650,02 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı … adına tapuya tesciline,aynı krokide (B) ve (C) ile gösterilen taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1967 yılında yapılıp 02.05.1969 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1951 yılında yapılmış olup davaya konu yer tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1967 yılında yapılıp 02.05.1969 tarihinde kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin, orman sınır noktalarının tarif edildiği 21/11/1967 tarih 108 sayılı Orman kadastro tutanaklarında, (…509 rakamlı s.k. ya,buradan güneydoğuya dönerek … … zeytinliğinin kuzey köşesinde patika yol ile birleştiği noktada 510 rakamlı s.k.ya düz hat halinde gelindiği, buradan güneydoğu ve güneye dönerek … … ve … ÜRÜN zeytinliklerinin batı kenarlrını,doğuya dönerek aynı zeytinliğin güney,güneye ve doğuya dönerek FEHMİ SAYRAN zeytinliklerinin batı ve güney kenarlarını takiple bu zeytinliğin güneydoğu köşesindeki 511 rakamlı s.k. ya geldiği buradan kuzey ve doğu kuzeye dönerek … … zeytinliğine geldiği,bu zeytinliğin GERMENCİK SULH CEZA hakimliğinin 1962/76 sayılı kararında orman sayılan kısım ormanda kalarak zeytinliğin güney kenarını teşkille patika yola geldiği,buradan güneybatıya dönerek … zeytinliğin güneybatı köşede 512 rakamlı s.k. ya geldiği buradan kuzeydoğuya dönerek bu zeytinliğin GERMENCİK SULH CEZA hakimliğinin 1962/75 sayılı kararı ile orman olarak tespit edilen iki dekara yakın yeri orman sayılarak bu zeytinliğin güney kenarını teşkille güneydoğuya döndüğü ve … GÖK zeytinliği ile NERİMAN … zeytinliğinin birleştiği köşeden 25 metre doğuda patika yolun güneyinde 513 rakamlı s.k. ya gediği tespit edildi) şeklinde tarif edildiği,orman bilirkişi raporunda bu tariflerin nasıl uygulandığı yolunda açıklama bulunmadığı,oysa orman kadastrosundaki, 511 ve 512 sayılı orman sınır noktalarının bulunduğu yerdeki … … ve … Ürün ve … zeytinliğine arazi kadastrosu sırasında parsel numarası verilip verilmediği araştırılarak(paftasından parsel numarası saptanarak tutanak ve tapu kayıtları getirtilmek suretiyle)yerel bilirkişilerden de zemindeki durumları sorulup saptanarak, bu parsellerin krokide gösterilmesi gerektiği, yine tutanaklarda 511 ve 512 sayılı orman sınır noktalarının bulunduğu yerde GERMENCİK SULH CEZA hakimliğinin 1962/76 sayılı kararında orman sayılan bölümü saptanan … … zeytinliği,yine 512 ve 513 sayılı orman sınır noktalarının bulunduğu yerde GERMENCİK SULH CEZA hakimliğinin 1962/75 sayılı kararı ile o iki dekara yakın yerinin orman olduğu saptanan … zeytinliği bulunduğuna göre, 511-512-513 sayılı orman sınır noktalarını birleştiren hattın sulh ceza mahkemesi kararlarının dayanağı krokilere göre belirlenmesi gerektiği gözetilmemiştir. EKsik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.

-3- 2009/6408 – 10541

Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, orman kadastrosundaki, 511 ve 512 sayılı orman sınır noktalarının bulunduğu yerdeki … … ve … Ürün ve … zeytinliğine arazi kadastrosu sırasında parsel numarası verilip verilmediği araştırılarak(paftasından parsel numarası saptanarak tutanak ve tapu kayıtları getirtilmek suretiyle)yerel bilirkişilerden de zemindeki durumları sorulup saptanmalı ve krokide gösterilmeli , yine tutanaklarda 511 ve 512 sayılı orman sınır noktalarının bulunduğu yerde GERMENCİK SULH CEZA hakimliğinin 1962/76 sayılı kararında orman sayılan bölümü saptanan … … zeytinliği,yine 512 ve 513 sayılı orman sınır noktalarının bulunduğu yerde GERMENCİK SULH CEZA hakimliğinin 1962/75 sayılı kararı ile o iki dekara yakın yerinin orman olduğu saptanan … zeytinliği bulunduğuna göre 511-512-513 sayılı orman sınır noktalarını birleştiren hattın sulh ceza mahkemesi kararlarının dayanağı krokilere göre belirlenmeli, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Yapılan orman araştırması sonucunda; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasa 17. md. ikinci paragraf, 2981 Sayılı Yasa Geçici Madde – 2 Son paragraf),
4) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
j) Orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;
a) Taşınmazın eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı,
b) Keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı,
c) Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmelidir.
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın … ya da … … arazisi olup olmadığı konusunda (5403 Sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, … … arazisi: … yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı HAZİNE vekili ile ORMAN YÖNETİMİ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 23/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.