YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8478
KARAR NO : 2008/13090
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılar Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü 221 sayılı parselin bitişiğindeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 18.05.2005 günlü raporda C= 4725 m2 taşınmazın tarla olarak davacı adına, A= 13101 m2 ve B= 24744 m2 taşınmazların kum ocağı olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılar Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1977 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1- İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre tescili istenilen taşınmazın 1977 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda ÇAY YATAĞI olarak tapulama dışı bırakıldığı, (A ve B) işaretli bölümlerin halen ÇAKIL tepecikleri ile kaplı olduğu, 1956 tarihli 1/25000 ölçekli memleket haritasında ÇAKIT çayının aktif yatağı 1991 yılı basımlı memleket haritasında ise çay yatağının kumluk alanı olarak göründüğü, taşınmazın öncesi itibariyle de memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafında ORMAN sayılmayan yerlerden, ancak zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı belirlendiğinden davalı … Yönetiminin (A), (B) ve (C) işaretli bu bölümlerin kum ocağı niteliği ile Hazine adına tescil edildiği anlaşıldığından, davacı …’un da (A) ve (B) işaretli bölümlere yönelik temyiz istemleri yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı HAZİNENİN (C) işaretli bölüme yönelik temyiz istemlerine gelince; tescili istenilen A, B ve C harfli taşınmazların öncesi bir bütün olup, aradaki yolun sonradan açıldığı, A+B harfli bölümlerin tamamen çakıl tepeleri ile kaplı kumluk-dere yatağı olduğu ve bu niteliğinin mahkemece de kabul edildiği, ancak (C) harfli bölüm her ne kadar davacı … adına tescile karar verilmişse de, bu bölümün dahi ÇAY yatağı olarak tapulama dışı kaldığı, A+B harfli bölümlerin benzer mahiyette olduğu, komşu parsellerin dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmaz yönünü ÇAKIT SUYU olarak sınır okuduğu memleket haritasındaki görünümünde bu olguyu aynen doğruladığı, davacı tarafından sonradan sunulan Ekim 1943 tarih 3 numaralı 2376 m2 yüzölçümlü tapu kaydının çekişmeli yeri kapsamadığı, (A) ve (B) işaretli bölümlerde öncesi bütün olup, kısmen aktif çay yatağı kısmen de çay yatağının ayrılmaz parçası kumluk ve çakıllık niteliğinde olan ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmayan (C) işaretli bölüm yönünden de davacı …’un davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … ile davalı … Yönetiminin tüm temyiz istemlerinin REDDİNE,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin C= 4725 m2 bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.