YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/38410
KARAR NO : 2023/3180
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2012 tarihli ve 2011/707 Esas, 2012/714 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2012 tarihli ve 2011/707 Esas, 2012/714 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 06.10.2016 tarihli ve 2015/9895 Esas, 2016/8592 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2016/716 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
4. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2016/716 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2018/4478 Esas, 2020/2927 Karar sayılı kararı ile sanığın kendisini başkomiser olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında, eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/263 Esas, 2020/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzeltilerek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ile dosya temyiz incelemesi için Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; yasal değişiklikten önce tarafların kendi aralarında uzlaştıklarına, mağdurun şikayetçi olmadığı beyanına karşı sanığın cezalandırılmasının yasaya aykırı olduğuna, ayrıca mağdur ile iletişime geçenin sanık olmadığına, sanığın telefonunun kontörlü de olmadığına ve resen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat göndermesi, tebligatın bila tebliğ iade edilmesi durumunda bu kez muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile anılan maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun’un 35 inci maddesine göre tebliği gerektiği nazara alındığında; dosyadaki uzlaştırma raporu ve eklerinin incelenmesinde, mağdur edimsiz olarak uzlaşmayı kabul ettiği halde, uzlaştırmacı tarafından sanığa PTT aracılığıyla davet mektubu gönderildiği, dönüş olmadığı gibi aramadan da sonuç alınamaması üzerine mahkemece tarafların uzlaşamadığı şeklinde usulsüz tebliğ işlemine dayalı uzlaştırma raporuna istinaden karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, sanığa usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık hakkında verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/263 Esas, 2020/459 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.