Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4157 E. 2023/1423 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4157
KARAR NO : 2023/1423
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/124 E., 2022/386 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mesudiye Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, çalışma alanında bulunan 101 ada 46 parsel sayılı 922,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 Sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1 katlı kargir ev yola 2.99 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 1 katlı kargir evin 101 ada 15 parsele 0.55 metrekare tecavüzlü olup, (A), (B) ve (C) harfli yapıların … oğlu …’e ait olduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 101 ada 46 parsel sayılı taşınmazın davacının fiiili kullanımında bulunduğunu, taşınmaz üzerine HES çalışması yapan şirket tarafından rızaları dışında konteynır kurulduğunu ve davalının taşınmazda kullanımının bulunmadığını belirterek kullanıcı şerhinin iptal edilerek adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazın babasından kendisine intikal ettiğini, 2004 yılında şirketin prefabrik evleri yaptığını ve iş bittikten sonra 2007 yılında kendisine satış senedi ile sattığını, davacının taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığını ve taşınmazın vergilerini kendisinin ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın davalının kullanımında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 101 ada 46 parselin 2B çalışması ile oluşturulan kullanım kadastrosunda olduğu şekilde tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, taşınmazın kadimden beri davacı ve murislerinin zilyetliğinde olduğunu, dosya içerisine sunulan alım-satım sözleşmesine göre davalının 2007 yılında HES çalışmalarını yapan şirketten satın alarak kullanmaya başladığını, taşınmazın HES çalışmalarını yapan şirket tarafından işgal edildiği ve çalışmalar bittikten sonra konteynırları davalıya sattığı, yargılama sırasında tanıklarının dinlenmediğini, tanıkların keşif mahalline gelmemesinin sorumluluklarında olmadığını, mahalli bilirkişi listesine itiraz etmelerine rağmen bu kişilerle keşif yapıldığını, mahkemece Hazine’nin davaya dahil edilmeden ve karar da ilişkili kişi olarak gösterilerek karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın tespit günü ve öncesinde davacının taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.