Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/11581 E. 2023/3005 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11581
KARAR NO : 2023/3005
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikâyetçi … vekilinin hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; şikâyetçi ve vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2015/273 Esas, 2015/516 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a)Sanık … hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
b)Sanık … hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … vekilinin temyiz isteği, vekil eden idarenin suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya katılan, kendisinin ise katılan vekili olarak kabulüne, sanığın cezalandırılmasına ve vekil eden belediye lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık …’in temyiz isteği, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğuna ve re’sen belirlenecek sebeplere ilişkindir.
C. Sanık …’un temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, “Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı cümlesi uyarınca mühür bozma suçu, seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında sayılmıştır.
3. Sanığa isnat edilen mühür bozma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2015/273 Esas, 2015/516 Karar sayılı kararına yönelik katılan … vekili, sanık … ve sanık …’un temyiz istekleri, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.