YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13631
KARAR NO : 2023/3149
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, … ilçesi, … Mahallesi 768 ve 773 parsel sayılı taşınmazlara yol yapılmak suretiyle de fiilen el atıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davayı açmakta sıfatı ve hukuki yararı bulunmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden görev yönünden davanın reddinin gerektiğini ve yasal süre içerisinde açılmayan davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
… 4. Asliye Hukuk Mahkemesince 29.03.2016 tarihli ve 2014/59 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan inceleme sonucunda, hüküm altına alınan alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, müddeabihin ıslah yolu ile artırılan kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulanması gerekirken, % 5 kabulü ile az bedel tespiti ve dava konusu taşınmazın konumu, yüzölçümü ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre, objektif değer artırıcı unsur oranının % 50 olacağı gözetilmeden, objektif değer artışı verilmemesi nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. … 4. Asliye Hukuk Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… 4. Asliye Hukuk Mahkemesince 07.07.2022 tarihli ve 2019/262 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararıyla davanın 768 parsel yönünden kabulüne, 773 parsel yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
… 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara kamulaştırma tarihi 1957 yılı olarak belirlenmişse de davalı idare tarafından taşınmazların tapu kayıtlarına şerhin 1993 ve 1999 yıllarında konulduğunu ve el atma tarihinin bu tarihler olarak ele alınmasını ve taşınmazın belediyeden gelen imar yazısına göre arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, aynı bölgeden gelen ve onanan farklı bir kararda objektif değer artış oranının daha fazla hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir su kaynağı olmadığı ve başka taşınmazdan getirilen su ile sulandığı hâlde sulu arazi olarak değerlendirildiğini, taşınmazın el atma tarihindeki vasfı göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmasını, kapitalizasyon faiz oranının değişmesinin esaslı bir incelemeye tabi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki Muğla ili, … ilçesi, … köyü 768 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınmak suretiyle bozma ilâmına uyularak kapitalizasyon faizinin %4, objektif değer artışı %50 uygulanarak değer biçilmesinde ve bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hükme esas raporda hesaplanan tazminat bedelinin tamamının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinde talep edilen miktara dava tarihinden, ıslah ile arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin 7 inci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine “71.114,99 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara payları oranında ödenmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının talep halinde davacıları iadesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.