YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14273
KARAR NO : 2023/2427
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Mağdur … …’in, 17.12.2020 tarihinde öldüğü, ölümle katılan sıfatının ortadan kalktığı halde mağdur yerine katılan olarak gösterilmesi, mahallinde giderilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Sanıklar …, … , … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçları yönünden, bozma öncesinde hükümler kurulup kesinleştiği halde bozma sonrasında tekrar hükümler kurulduğu, bu nedenle hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar Behcet, …, … , … , …, … hakkında mağdur … …’e yönelik kasten yaralama suçları yönünden, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi
gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … hakkında hükmedilen hapis cezasının on yıldan az olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hazro Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2013/3 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Hazro Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2013/3 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 22.01.2020 tarihli ve 2019/17950 Esas, 2020/1440 Karar sayılı kararı ile,
“a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1 Esas – 85/242 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, katılan …’e yönelik aynı eylemin failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda aralarında yakın akrabalık ilişkisi bulunan sanıkların ve sanıklar müdafiinin savunmalarına göre aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafii tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
b) Sanıklara isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 87/2-son maddelerinde yer alan eyleme ilişkin öngörülen cezanın alt sınırının 8 yıl hapis cezası olması nedeniyle, sanıklara istemleri aranmaksızın müdafiiler tayin edilmesi, sanıkların savunmalarının ve ek savunmalarının yargılamayı yapan mahkemece bizzat ve müdafii huzurunda alınması gerekirken sanıklar …, …, …, …, … ve …’in savunmalarının ve ek savunmalarının müdafii olmaksızın ayrıca sanık …’in ek savunmasının talimat yoluyla tespiti suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere sanıklara kendilerini savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150/3 ve 196/2. maddelerine muhalefet edilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule göre de;
c) Katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyecek şekilde kemik kırıklarına, yüzünde sabit ize ve duyularından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak nitelikte yaralandığı olayda, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezalar belirlenirken, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek en üst sınıra yakın veya üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik cezalar verilmesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına” karar verilmiştir.
3. Hazro Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2020/16 Esas, 2022/48 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar … ve … müdafiilerinin, vesaireye,
2. Sanıklar … ve … müdafiilerinin, eksik inceleme ile karar verildiğine ve vesaireye,
3. Sanık … müdafiinin, usule, sübuta ve vesaireye,
4. Sanık … müdafiinin, sübuta, meşru savunmaya ve vesaireye,
5. Cumhuriyet savcısının, eksik ceza tayinine ve vesaireye,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ve sanıklar arasında, mağdura ait samanların döküldüğü yer konusunda tartışma başladığı, sonrasında karşılıklı küfürleşmelerin ardından sanıkların mağduru taş ve sopalarla yaraladığı belirlenmiştir.
2. Sanık … üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiş, diğer sanıklar ise inkar etmişlerdir.
3. Adlî Tıp Kurumu Genel Kurulunun, 13.08.2015 tarihli raporuna göre, mağdurun, burun kemiğinde, etmoid kaidede ve frontal kemikte multipl kırıklara, pnömosefaliye, yumuşak doku lezyonlarına ve koku alma duyusunun kaybolmasına neden olduğu, yaralanmanın, yaşamsal tehlikeye neden olduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, olaya bağlı koku alamama durumunun duyularından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede olduğu tespit edilmiştir.
4. Tanık beyanları, adlî raporlar, kollukça düzenlenen tutanaklar dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
1. Mağdurun oğlu tanık … ‘in beyanlarında, taraflar arasında yaralama olayı öncesinde karşılıklı küfürleşmelerin olduğuna dair beyanı karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haksız tahrik hükümlerinin asgari hadden uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İddianamede, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırmalarının talep edilmesi, aynı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hüküm kurulmaması karşısında, sanıkların ek savunmalarının alınmasına gerek olmadığından, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar Müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanıklar … ve Behcet müdafiilerinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık … müdafiinin, sübuta, sanık … müdafiinin, sübuta ve meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmesi karşısında, mağdurdan, sanıklara yönelik haksız saldırının bulunmadığı, bu nedenle meşru savunmanın şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak,
Bozmaya uyulmasına karar verilmesine rağmen, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyecek şekilde kemik kırıklarına, yüzünde sabit ize ve duyularından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak nitelikte yaralandığı olayda, 5237 sayılı
Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezalar belirlenirken, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, aynı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek; temel ceza belirlenirken en üst sınıra yakın veya üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, eksik cezalar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … , … Müdafiilerinin, Katılan …’a Yönelik Kasten Yaralama Suçlarına Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Müdafiilerinin ve Cumhuriyet Savcısının, Mağdur … …’e Yönelik Kasten Yaralama Suçlarına Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan temel ceza miktarının yanlış belirlenmesi nedeniyle Hazro Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2020/16 Esas, 2022/48 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıklar hakkında bozma öncesi aleyhe temyiz istemi bulunmadığından aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.