YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15890
KARAR NO : 2008/2791
KARAR TARİHİ : 22.02.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü … mevki 339 ada 1 parsel sayılı 8690.78 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … …’nın 20 yılı aşkın süreden beri eklemeli zilyetliğinde bulunmaktaysa da, sit alanı içinde kaldığından söz edilerek 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … yapılan idari ve teknik incelemede taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, taşınmazın tespit gibi 1. derece doğal sit alanı olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.5.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilandan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı yasanın, 1744 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Aynı gün Dairede temyiz incelemesi yapılan ve bir birine bitişik yada yakın bölgedeki taşınmazlar hakkında, … tarafından Hazine aleyhine orman iddiası ile açılan kadastro tesbitine itiraz davalarına ilişkin dava dosyalarında; bir kısım gerçek kişilerin zilyetliğinin bulunduğu ancak sit alanı içinde kaldığından söz edilerek 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesbit tutanaklarının düzenlendiği görülmektedir. Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla, eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı, bu nedenle orman sayılan yerlerden olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, Yapılan inceleme yeterli değildir.
Şöyle ki; Mahkeme kararlarına dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilmişse de, rapora eklenen memleket haritası orijinalinden renkli fotokopisi olmayıp, çekişmeli parselin kadastro tesbit krokisi ile çakıştırılmadığından, denetimi olanaklı değilse de, diğer taraftan aynı gün temyiz incelemesi yapılan tüm dosyalarda dava konusu edilen taşınmazların eğiminin
-2- 2008/15890 – 2008/2791
% 12’den fazla, taşlık, …, yer yer ana kayanın ortaya çıktığı, … ve yer yer maki florası ile kaplı, aynı nitelikteki, kesinleşmiş orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan devlet ormanına bitişik olduğu saptanmıştır.
Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23. maddesinde Yabani …(…) maki cinsi ağaç olarak sayılırken … ağacı bu ağaçlar arasında sayılmadığından Orman Yasasının 1. maddesinin 1. fıkrasında sayılan orman ağacıdır. Her ne kadar Orman Yasasının 1. Madde 2. fıkrasının İ bendi gereğince “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanunu gereğince devlet ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar” ayrık durum olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlara uyduğu iddia edilen her hangi bir tapu kaydı sunulmadığı gibi özel yasa olana 3573 Sayılı Yasa gereği zeytinlik olarak tahsis, imar ihya ve temlik şartları gerçekleşmemiştir.
Orman Yasasının 1.Madde 2. Fıkra J bendi gereğince “funda ve makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerler” orman sayılmamıştır. Ancak, Bilimsel olarak eğimin %12 yi geçtiği yerlerin … muhafaza karakteri taşıyacağı kabul edildiğinden, eğimin %12 nin çok üzerinde olduğu parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 1. Madde, 2. fıkrasının J bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü zorunludur. Orman alanlarının 3573 Sayılı Yasa hükümleri ayrık olmak üzere teraslanmak suretiyle eğimin azaltılarak, imar ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılması olanağı bulunmadığı gibi, bu tür faaliyetler suç teşkil etmektedir.
Çekişmeli parselin de içinde bulunduğu adadaki tüm parseller bir bütün olarak gözetildiğinde çepe … etrafının, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili orman içi açıklığı olduğu anlaşılmaktadır. Aynı adadaki … yüzölçümlü dava dışı parsellerden bir yada bir kaçının kadastro tesbitinin Hazine adına itirazsız kesinleşmesi, çekişmeli parselinde yer aldığı adanın orman içi açıklığı niteliğini değiştirmez. 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılacağından, 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içerip, amaç orman bütünlüğünü korumaktır. Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturup, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenmiştir. [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]
Çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı gözetilmeden, adları belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yalında kesinleşmiştir. Daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan orman kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması yapılmıştır. Başka bir deyişle çekişmeli taşınmazların orman olarak sınırlandırılıp sınırlandırılmayacağına ilişkin bir değerlendirme ve orman kadastro işlemi yoktur. 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrasının “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş
-3- 2008/15890 – 2008/2791
yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü ile daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini vermiştir. 15.07.2004 günlü resmi gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin a bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/a Maddesinde “…orman içindeki kültür arazileri dışında 6831 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıklar,” ile 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,” ın ve devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
O halde, eğimi % 12’den fazla olan tamamen veya maki cinci ağaççıklarla kaplı, orman ve … muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının (J) bendi ve 6831 Sayılı Yasanın 17. Maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu tür yerlerin 05.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınması gerektiği, çekişmeli parsel seri bazında yapılan ve 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, … ile Hazine arasında kesin hüküm oluşturacak ve Orman Kadastro Komisyonlarına 4999 Sayılı Yasa ile verilen orman kadastrosu yapma görev ve yetkisini ortadan kaldıracak biçimde davanın reddi yolunda karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 22/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.